Nasıl bir çağdayız bilmiyorum. Şöhret uğruna feda edilmeyen hiçbir değer kalmadı. Din, aidiyet, aile, ideoloji, fikir, dava ve başka ne varsa hepsi şöhrete kurban edildi. Ailesini şöhret için terk edenler oldu. Şehrini, ülkesini, fikrini, davasını, ideolojisini terk edenler oldu. Kırmızı çizgi falan da yok. Tek şey var; o da şöhreti yakalamak.
Bedenler teşhir edildi, geriye cesetler kaldı. Her gün küçük dozlarda alınan şehvet videoları zamanla tüm ruhu ele geçirdi. Şimdilerde çıplaklık değil, giyinik olmak utanç sayılır oldu.
Şöhret uğruna her türden tavizler verildi. Fikirden taviz verildi. Ahlaktan taviz verildi. İmandan, dinden taviz verildi. Yavaş yavaş. İnsanlar şöhrete giden yeni yollar arar oldu. Bir zamanlar soyunmak şöhretin kapısını açardı. Şimdi bu da kesmiyor. Yeni şeyler deniyorlar. Umre ibadetini gösteriyor, tam teşekküllü tesettürlü. Sonra odasına geliyor. Soyunuyor da soyunuyor. Kabe manzaralı odadan yarı çıplak video paylaşıyor. Şöhrete giden tüm yollar mübah olmuş.
Kabe'nin karşısında hüngür hüngür ağlıyor, sonra sevgilisi ile el ele tavaf yapıyor. Sanki Allah onun Kabe karşısında ağlamasından hoşnut ama nikahsız bir şekilde romantik tavaf etmesine kızmıyor...
Zira artık Allah’a da hesap soran bir kitle var. Bu kitle Z kuşağından ibaret değil. Her luşaktan insan var. Allah’a hesap soruyor. Ben sana böyle kulluk ederim, senin de bir şey deme hakkın yok der gibi...
İftar videoları hakeza. Yarı çıplak bedenlerle sahur ve iftar hazırlığı yapılıyor. Teravih namazına konsere gider gibi giden bir cemaat var.
Bir zamanlar örtü, sakal, dini kisve bazı şeylere engel oluyordu. Şimdilerde o da kalmadı. Sarığıyla, cübbesiyle, çarşafı ve örtüsüyle çılgınlar gibi dans ediyorlar. Şehveti çağrıştıran makyajlar ve oynamalar ile şeytan bile baştan çıkarılıyor. Ne erkeği kaldı ne de kadını...
Belki bu videom tutar da şöhreti yakalarım diye her yolu deniyorlar. Camide uygunsuz işler, okulda lakayıt hareketler, sokaklarda yerlerine uyandığımız giyimler...
Bir beğeni için her şeyden taviz verildi. Ayıp denen kavram unutuldu. Yaşından başından utan dedikleri yaşı çoktan aştılar ama utanmadan zerre yok...
Okumuşu da cahili de aynı. Amaç aynı. Şöhreti yakalamak. Beğeni toplamak. Şöhret için kendisine sövdürenler var. Toplumun hassas damarlarına bilerek basıyor. Bu uğurda gazi olmayı da göze almış. Şöhretin gaziliği ise gözaltına alınmak. Yani şöhret için gözaltına alınmaya da razı. Şöhret gelsin de nereden ve nasıl gelirse gelsin. Bu uğurda bedel ödemeye de razı. Gözaltı sonunda takipçi sayısında artış oluyor...
Bazıları sövüyor, hakaret ediyor... tanınmak için, parmakla gösterilmek için. Hangi parmakla gösterildiği de umurunda değil... Yeter ki işaret edilsin...
Dinsiz adam dine sövüyor. Amacı sövmek değil. Şöhreti yakalamak. Dindar adam ve kadın dinsizler gibi konuşuyor. Amaç aynı; şöhreti yakalamak...
Milyonlar ekranlarda. Tanınmak için yeni yollar arıyorlar. Her şeyi deniyorlar. Çıplak halleriyle namaz videoları çekiyorlar. Bin video paylaşmış, şöhret için işe yaramamış, bir de namaz videosu çekeyim, belki tutar diye düşünüyor. Yarı çıplak haliyle abdest alıyor, üstüne bir elbise giyiyor, makyaj yapıyor, seccade serip kameraya baka baka namaz kılıyor. Huzur buldum diyor. Huzur dediği de izlenmeler, beğeniler, yorumlar... Öyle yapmacık ki hemen de belli oluyor...
Allah'ım, beni böyle kabul et dercesine insanlar türedi. Ateist düşüncelere sahip ama namazdan ödün vermiyor. Şeriata savaş açan onlarca videodan sonra bir tanesinde huzur İslam'da diye yazmış.
Gün gelecek, meşhur olanlar değil, meşhur olmayanlar meşhur olacak. Artık saklanmak isteyenler, saklananlar şöhret sahibi olacak. Takipçisi olanlar değil, takipçisi olmayanlar şöhreti yakalayacak...
Şöhret afettir...
Murat Padak
