Kıymetli kardeşim…
“İslam’da kandil-mandil yok, bunların hepsi hurafe” diyerek çıktığın kürsülerde, yaptığın konuşmalarla diyelim ki birkaç kişiyi etkiledin. Peki sonra ne oldu?
O insanlar gündüzden oruç tutmayacaktı belki…
Akşam yatsı namazında camiye uğramayacaktı…
Bir vaaz dinleyip içini yoklamayacaktı…
Gece ibadetiyle kalbini yumuşatmayacaktı…
Belki de yıllardır unuttuğu bir heyecanı yeniden yaşamayacaktı…
Eline ne geçti?
Hangi Müslüman, Müslümanlığın kandillerle, teravihlerle, cumalarla sınırlı olduğunu söylüyor ki? Elbette herkes biliyor beş vakit namazın farz olduğunu, her günün ve her gecenin kıymetli olduğunu. Ama hayat ağır… Dünya meşgalesi baskın… İnsan yoruluyor, uzaklaşıyor, içi sızlıyor.
Ve diyor ki:
“En azından bu mübarek gecelerde kopmayayım… Bir kapıyı açık tutayım…”
Bunda ne var?
Hepimiz biliyoruz ki; nice insan bir kandil gecesinde camiye adım atıp namaza başlamıştır. Nice kalp bir salavatla yumuşamış, nice hayat bir gecelik niyetle değişmiştir.
O gecelerde insanlar tebrikleşir…
Simitler dağıtılır, hediyeler verilir…
Yüzler güler, dudaklar dualarla kıpırdar…
Sadakalar verilir, gönüller birbirine yaklaşır…
Ortaya ne çıkar biliyor musun?
Tatlı, huzurlu, birleştirici bir gece…
Korkma.
Din bozulmaz.
İman eksilmez.
Farzlar yerinden oynamaz.
Tam tersine; coşkuyla camilere akan o cemaatin içine sen de karış. Onlarla sohbet et. Selam ver. Gönüllerine dokun. Olur ya, belki birinin düzenli ibadete başlamasına vesile olursun.
Bir avuç ihtiyardan başka cemaati kalmamış camilerin, yılda birkaç kez dolup taşmasına engel olmakla çok büyük sevap mı kazanılacak sanıyorsun?
Ya o insanlar da gelmezse?
Ya tamamen koparlarsa?
Bu mu daha iyi olacak?
Bir hikâye anlatılır…
Postalı çıkarmak zor geldiği için camiye gelmeyen köylüleri kazanmak isteyen bir imam,
“Yeter ki gelin, postal ile de kılsanız olur” demiş.
Sonra gelen imam buna itiraz edecek olmuş.
Ama eski imam şöyle cevap vermiş:
“Ben onları postal ile içeri aldım, sen de zamanla postalı çıkarttırırsın.”
İşte mesele tam da budur.
Bu asırda zaten bir avuç kaldık.
İnsanları bölmek, soğutmak, uzaklaştırmak için bahaneler aramak yerine;
Toplanmak, sarılmak, kucaklaşmak için bahaneler bulalım.
Vesselam…
Bütün Müslüman kardeşlerimin kandillerini yürekten tebrik ediyorum.
Ömür boyu istikamet üzere yaşamalarını,
Peygamber Efendimize hakiki ümmet olabilmeyi Rabbimden niyaz ediyorum.
