Apartmanın bahçesinde oynayan çocuklardan biriydi…
Arkadaşıyla küçük bir tartışma yaşamış, küsmüşlerdi.
Yukarı çıktı, evde kıyamet kopuyor…
“Ben küs kalmak istemiyorum…”
“O haksızlık yaptı ama yine de onu seviyorum…”
“Diğer arkadaşlarım var ama onun yeri başka…”
Çocuk yüreği işte…
Kızıyor ama sevgisinden vazgeçemiyor.
Nihayet annesi aşağı indi, iki çocuğu barıştırdı.
Beş dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden oyuna daldılar.
Ne kin vardı ne hesap…
Ne gurur vardı ne inat…
Sadece dostluk vardı.
O gün onları izlerken düşündüm:
Aslında çocuklar küsmeyi biliyor ama biz büyüdükçe barışmayı unutuyoruz.
Yaş ilerledikçe insanın aklı büyüyor ama gönlü küçülüyor sanki.
Bir zamanlar aynı sofrayı paylaştığı insanlar, yıllarca aynı mahallede yaşadığı dostları, birlikte ağlayıp birlikte güldüğü akrabalarıyla bir daha konuşmamaya yemin eder gibi yaşıyor.
Sebep?
Bazen bir söz…
Bazen bir yanlış anlama…
Bazen de sadece beklenti…
Sonra yıllar geçiyor.
Bayramlar geçiyor.
Düğünler oluyor.
Cenazeler oluyor.
Ama insanlar birbirlerine bir selam vermemek için yollarını değiştiriyor.
Oysa Peygamber Efendimiz (sav), üç günden fazla küs durmayı ümmetine yakıştırmamıştı.
Daha da güzeli, ilk adımı atanı övmüştü.
Çünkü barışmak küçülmek değil, büyümektir.
Affetmek kaybetmek değil, kazanmaktır.
Gururu bırakmak değer kaybı değil, insanlık kazancıdır.
Bugün sosyal medya çağında yaşıyoruz.
Bir tuşla engelliyoruz.
Bir cümleyle siliyoruz.
Bir yanlış anlamayla yılların dostluğunu çöpe atıyoruz.
Yüz yüze olsak belki gülümseyeceğiz.
Belki bir çay içeceğiz.
Belki sarılacağız.
Ama ekranların arkasında şeytan daha rahat çalışıyor.
Küskünlük büyüyor.
Mesafeler uzuyor.
Kalpler sertleşiyor.
Halbuki ömür dediğimiz şey bir nefes kadar kısa.
Daha dün çocuktuk.
Bugün aynada beyaz saçlarımızı sayıyoruz.
Yarın kimin hayatta olup olmayacağını bilmiyoruz.
Öyleyse neyi bekliyoruz?
Kim için direniyoruz?
Kime inat ediyoruz?
Bir telefon kadar yakınken neden yıllarca uzak kalıyoruz?
İnsan bazen haklı olabilir.
Ama her haklı olan mutlu değildir.
Bazı mutluluklar haklı olmaktan daha değerlidir.
Bazı dostluklar gururdan daha kıymetlidir.
Bazı insanlar kırgınlıktan daha önemlidir.
Onun için diyorum ki;
Küsmek çocuklara yakışır…
Ama onlar gibi barışabiliyorsak…
Yoksa büyüyüp de çocuklar kadar olamıyorsak, asıl eksik olan yaşımız değil, gönlümüzdür.
Hayat kısa…
Sevgi uzun…
Küskünlük ise ikisine de değmeyecek kadar anlamsızdır.
