Hacı Ali GÜNEÇIKAN
Köşe Yazarı
Hacı Ali GÜNEÇIKAN
 

Bir Şehrin Taşları Değil, Hafızası Ayağa Kalktı

Kahramanmaraş, 6 Şubat depremlerinin ardından pek çok açılışa, temel atma törenine ve çalışma programına ev sahipliği yaptı. Fakat önceki gün farklıydı… Çünkü açılan yalnızca beş caminin kapısı ile tarihî bir kalenin burçları değil. Bir şehrin geçmişiyle arasına giren enkaz kaldırılıyor; hafızası, maneviyatı ve istiklal ruhu yeniden ayağa kaldırılıyordu. Ben de hem Acemli Camii’ndeki toplu açılış töreninde hem de Kahramanmaraş Kalesi’ndeki programda bulundum. Şunu açıkça söylemeliyim: Depremin açtığı yaraların sarıldığını, devletin gücünü ve şehrin yeniden ayağa kalkma iradesini bütün yönleriyle hissettiğimiz dolu dolu bir gündü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un daha önce açıklanan bazı Kahramanmaraş programları, çeşitli nedenlerle son anda iptal edilmişti. Bu nedenle şehirde, “Acaba bu ziyaret de ertelenir mi?” şeklinde haklı bir tereddüt vardı. Ancak bu kez program gerçekleşti. Üstelik Bakan Ersoy, yalnızca kurdele kesip ayrılmadı. Camilerden kaleye, KMTSO’daki bölgesel buluşmadan şehirde yürütülen kültür ve turizm yatırımlarına kadar yoğun bir programa katıldı. Ciddi ve mesafeli duruşuyla tanınan, kolay kolay gülümsemeyen Bakan Ersoy’un Acemli Camii’nde kucağına aldığı küçük çocukla yaşadığı an ise günün en sıcak fotoğraflarından biriydi. Çocuğun masumiyeti, Bakan Ersoy’un ciddi yüzünü bir anda tebessüme dönüştürdü. Bazen uzun konuşmaların anlatamadığını bir çocuğun gülümsemesi tek karede anlatır. O fotoğrafta devletin ciddiyeti kadar insanın sıcaklığı da vardı. Acemli, Bektutiye, Hacı Veli Bey, Saraçhane ve Şekerli camileri, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı. Ardından Kahramanmaraş Kalesi’nin kapıları yeniden açıldı. Bir tarafta ezan, diğer tarafta bayrak… Bir tarafta şehrin manevi hayatını taşıyan camiler, diğer tarafta Maraş’ın istiklal iradesini temsil eden kale… Bu iki açılışın aynı gün gerçekleştirilmesi, bana göre sıradan bir program sıralaması değil. Kahramanmaraş’ın kimliğini oluşturan iki güçlü değerin yeniden buluşmasıydı. Çünkü bu şehir yalnızca yeni binalarla ayağa kalkmaz. Camileriyle, kalesiyle, çarşısıyla, konaklarıyla ve hatıralarıyla birlikte ayağa kalkarsa “Yeni Kahramanmaraş” olur. Restorasyon da yalnızca yıkılan taşı yerine koymak değil. Evet uzun sürdü. Kamyonlar doldu boşaldı. Birşeyler arandı mı? bilemem! Ama o taşları sağlam bir Sur yapmak taşıdığı hatırayı, emaneti ve ruhu korumak kolay olmamalı.. Kahramanmaraş Kalesi, bu şehir için herhangi bir tarihî yapı değil. O surlar, 28 Kasım 1919’da indirilen bayrağın ardından yükselen itirazın şahidi. Rıdvan Hoca’nın, “Bayraksız cuma namazı kılınmaz” diyerek ortaya koyduğu iradenin sembolü. Bu nedenle kalenin yeniden açılması, yalnızca turizme kazandırılan bir mekânın açılışı olarak görülmemeli. O kale, çocuklarımıza bu şehrin neden “Kahraman” olduğunu anlatabileceğimiz açık hava hafızası.. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in kaleyi yaşayan bir alana dönüştürme hedefini de bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençler orada kitap okumalı, aileler bir bardak çay eşliğinde şehri seyretmeli, çocuklar o surların arasında kendi tarihlerinin izini sürmeli. Başkan Görgel’in Kültür ve Turizm Bakanlığı ile kurduğu güçlü koordinasyonun ve tarihî mirası günlük hayatla buluşturma iradesinin hakkını teslim etmek gerekir. Kaleye kazandırılan Kırkaltı Kafe de doğru yönetildiği ve tarihî dokuya uygun şekilde korunduğu sürece bu hedefe önemli katkı sağlayacak. Elbette bütün bunlar yapılırken kalenin vakarına, temizliğine ve tarihî kimliğine gözümüz gibi bakmalıyız. Çünkü tarihî eserleri açmak kadar onları yaşatmak ve korumak da sorumluluk ister. Ortaya çıkan bu güzel tablo, tek bir kurumun veya ismin başarısı değil. Vali Mükerrem Ünlüer’in öncülüğünde; 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci başta olmak üzere Kahramanmaraş milletvekillerinin, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in, AK Parti İl Başkanı Muhammet Burak Gül’ün, MHP İl Başkanı Mansur Metehan’ın ve şehir protokolünün ortaya koyduğu birliktelik bu anlamlı güne ayrı bir değer kattı. Şehrin tarihî ve kültürel mirasının ayağa kaldırılması için Ankara ile Kahramanmaraş arasında kurulan güçlü bağın sonuçlarını sahada görmek, her Kahramanmaraşlı gibi bizleri de mutlu etti. Şehir adına doğru bir iş yapıldığında emeği geçenleri takdir etmek, en az eksikleri söylemek kadar vicdani bir sorumluluk.. Günün önemli duraklarından biri de Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasıydı. Depremden etkilenen 11 ilin temsilcilerinin Bakan Ersoy’un katılımıyla KMTSO’da bir araya gelmesi, Kahramanmaraş’ın bölgesel dayanışmadaki merkezî rolünü göstermesi bakımından son derece önemli. Burada KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu’nun ev sahipliğine ayrı bir parantez açmak gerekir. Depremde hasar gören hizmet binasının yerine inşa edilen yeni yapı, yalnızca modern bir çalışma merkezi olarak tasarlanmamış; Germenicia figürleriyle şehrin tarihî kimliği de kurumsal mimariye taşınmış. Bakan Ersoy’un bu eserlere gösterdiği yakın ilgi ve Başkan Buluntu’dan bilgi alması da dikkatlerden kaçmadı. Mustafa Buluntu, 11 şehrin ortak geleceğinin konuşulduğu önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaparken Kahramanmaraş’ın ekonomik gücüyle kültürel mirasını aynı çatı altında buluşturmayı başardı. Geçen hafta o gün, Kahramanmaraş adına güzel bir gündü. Beş camide yeniden saf tutuldu. Kalede yeniden bayrakla, tarihle ve istiklal ruhuyla buluşuldu. KMTSO’da deprem bölgesindeki 11 şehrin geleceği konuşuldu. Türküler söylendi alkışlar vuruldu. Devletin gücü, yerel yönetimlerin gayreti, ustaların emeği ve bu şehrin sabrı aynı fotoğrafta birleşti. Eksikler elbette var. Ayağa kaldırılması gereken daha çok eser, tamamlanması gereken daha çok çalışma ve sarılması gereken daha çok yara bulunuyor. Fakat gördük ki Kahramanmaraş yalnızca betonla değil; hafızası, maneviyatı, kültürü ve kimliğiyle birlikte yeniden kuruluyor. Taş yerine konur, duvar yeniden örülür, yıkılan bina tekrar yapılır… Asıl mesele, o taşın taşıdığı ruhu ve o duvarın ardındaki hatırayı kaybetmemek.. Rabb’im bu şehrin ezanını susturmasın, bayrağını indirmesin, hafızasını unutturmasın.  Amin. Sağlıcakla kalınız…
Ekleme Tarihi: 18 Eylül 2026 -Cuma
Hacı Ali GÜNEÇIKAN

Bir Şehrin Taşları Değil, Hafızası Ayağa Kalktı

Kahramanmaraş, 6 Şubat depremlerinin ardından pek çok açılışa, temel atma törenine ve çalışma programına ev sahipliği yaptı.

Fakat önceki gün farklıydı…

Çünkü açılan yalnızca beş caminin kapısı ile tarihî bir kalenin burçları değil. Bir şehrin geçmişiyle arasına giren enkaz kaldırılıyor; hafızası, maneviyatı ve istiklal ruhu yeniden ayağa kaldırılıyordu.

Ben de hem Acemli Camii’ndeki toplu açılış töreninde hem de Kahramanmaraş Kalesi’ndeki programda bulundum.

Şunu açıkça söylemeliyim: Depremin açtığı yaraların sarıldığını, devletin gücünü ve şehrin yeniden ayağa kalkma iradesini bütün yönleriyle hissettiğimiz dolu dolu bir gündü.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un daha önce açıklanan bazı Kahramanmaraş programları, çeşitli nedenlerle son anda iptal edilmişti. Bu nedenle şehirde, “Acaba bu ziyaret de ertelenir mi?” şeklinde haklı bir tereddüt vardı.

Ancak bu kez program gerçekleşti.

Üstelik Bakan Ersoy, yalnızca kurdele kesip ayrılmadı. Camilerden kaleye, KMTSO’daki bölgesel buluşmadan şehirde yürütülen kültür ve turizm yatırımlarına kadar yoğun bir programa katıldı.

Ciddi ve mesafeli duruşuyla tanınan, kolay kolay gülümsemeyen Bakan Ersoy’un Acemli Camii’nde kucağına aldığı küçük çocukla yaşadığı an ise günün en sıcak fotoğraflarından biriydi.

Çocuğun masumiyeti, Bakan Ersoy’un ciddi yüzünü bir anda tebessüme dönüştürdü.

Bazen uzun konuşmaların anlatamadığını bir çocuğun gülümsemesi tek karede anlatır. O fotoğrafta devletin ciddiyeti kadar insanın sıcaklığı da vardı.

Acemli, Bektutiye, Hacı Veli Bey, Saraçhane ve Şekerli camileri, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açıldı.

Ardından Kahramanmaraş Kalesi’nin kapıları yeniden açıldı.

Bir tarafta ezan, diğer tarafta bayrak…

Bir tarafta şehrin manevi hayatını taşıyan camiler, diğer tarafta Maraş’ın istiklal iradesini temsil eden kale…

Bu iki açılışın aynı gün gerçekleştirilmesi, bana göre sıradan bir program sıralaması değil. Kahramanmaraş’ın kimliğini oluşturan iki güçlü değerin yeniden buluşmasıydı.

Çünkü bu şehir yalnızca yeni binalarla ayağa kalkmaz. Camileriyle, kalesiyle, çarşısıyla, konaklarıyla ve hatıralarıyla birlikte ayağa kalkarsa “Yeni Kahramanmaraş” olur.

Restorasyon da yalnızca yıkılan taşı yerine koymak değil. Evet uzun sürdü. Kamyonlar doldu boşaldı. Birşeyler arandı mı? bilemem! Ama o taşları sağlam bir Sur yapmak taşıdığı hatırayı, emaneti ve ruhu korumak kolay olmamalı..

Kahramanmaraş Kalesi, bu şehir için herhangi bir tarihî yapı değil.

O surlar, 28 Kasım 1919’da indirilen bayrağın ardından yükselen itirazın şahidi. Rıdvan Hoca’nın, “Bayraksız cuma namazı kılınmaz” diyerek ortaya koyduğu iradenin sembolü.

Bu nedenle kalenin yeniden açılması, yalnızca turizme kazandırılan bir mekânın açılışı olarak görülmemeli. O kale, çocuklarımıza bu şehrin neden “Kahraman” olduğunu anlatabileceğimiz açık hava hafızası..

Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in kaleyi yaşayan bir alana dönüştürme hedefini de bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençler orada kitap okumalı, aileler bir bardak çay eşliğinde şehri seyretmeli, çocuklar o surların arasında kendi tarihlerinin izini sürmeli.

Başkan Görgel’in Kültür ve Turizm Bakanlığı ile kurduğu güçlü koordinasyonun ve tarihî mirası günlük hayatla buluşturma iradesinin hakkını teslim etmek gerekir. Kaleye kazandırılan Kırkaltı Kafe de doğru yönetildiği ve tarihî dokuya uygun şekilde korunduğu sürece bu hedefe önemli katkı sağlayacak.

Elbette bütün bunlar yapılırken kalenin vakarına, temizliğine ve tarihî kimliğine gözümüz gibi bakmalıyız. Çünkü tarihî eserleri açmak kadar onları yaşatmak ve korumak da sorumluluk ister.

Ortaya çıkan bu güzel tablo, tek bir kurumun veya ismin başarısı değil.

Vali Mükerrem Ünlüer’in öncülüğünde; 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci başta olmak üzere Kahramanmaraş milletvekillerinin, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in, AK Parti İl Başkanı Muhammet Burak Gül’ün, MHP İl Başkanı Mansur Metehan’ın ve şehir protokolünün ortaya koyduğu birliktelik bu anlamlı güne ayrı bir değer kattı.

Şehrin tarihî ve kültürel mirasının ayağa kaldırılması için Ankara ile Kahramanmaraş arasında kurulan güçlü bağın sonuçlarını sahada görmek, her Kahramanmaraşlı gibi bizleri de mutlu etti.

Şehir adına doğru bir iş yapıldığında emeği geçenleri takdir etmek, en az eksikleri söylemek kadar vicdani bir sorumluluk..

Günün önemli duraklarından biri de Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasıydı.

Depremden etkilenen 11 ilin temsilcilerinin Bakan Ersoy’un katılımıyla KMTSO’da bir araya gelmesi, Kahramanmaraş’ın bölgesel dayanışmadaki merkezî rolünü göstermesi bakımından son derece önemli.

Burada KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu’nun ev sahipliğine ayrı bir parantez açmak gerekir.

Depremde hasar gören hizmet binasının yerine inşa edilen yeni yapı, yalnızca modern bir çalışma merkezi olarak tasarlanmamış; Germenicia figürleriyle şehrin tarihî kimliği de kurumsal mimariye taşınmış.

Bakan Ersoy’un bu eserlere gösterdiği yakın ilgi ve Başkan Buluntu’dan bilgi alması da dikkatlerden kaçmadı.

Mustafa Buluntu, 11 şehrin ortak geleceğinin konuşulduğu önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaparken Kahramanmaraş’ın ekonomik gücüyle kültürel mirasını aynı çatı altında buluşturmayı başardı.

Geçen hafta o gün, Kahramanmaraş adına güzel bir gündü.

Beş camide yeniden saf tutuldu. Kalede yeniden bayrakla, tarihle ve istiklal ruhuyla buluşuldu. KMTSO’da deprem bölgesindeki 11 şehrin geleceği konuşuldu. Türküler söylendi alkışlar vuruldu.

Devletin gücü, yerel yönetimlerin gayreti, ustaların emeği ve bu şehrin sabrı aynı fotoğrafta birleşti.

Eksikler elbette var. Ayağa kaldırılması gereken daha çok eser, tamamlanması gereken daha çok çalışma ve sarılması gereken daha çok yara bulunuyor.

Fakat gördük ki Kahramanmaraş yalnızca betonla değil; hafızası, maneviyatı, kültürü ve kimliğiyle birlikte yeniden kuruluyor.

Taş yerine konur, duvar yeniden örülür, yıkılan bina tekrar yapılır…

Asıl mesele, o taşın taşıdığı ruhu ve o duvarın ardındaki hatırayı kaybetmemek..

Rabb’im bu şehrin ezanını susturmasın, bayrağını indirmesin, hafızasını unutturmasın. 

Amin.

Sağlıcakla kalınız…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa Arguz
(18.09.2026 16:39 - #615)
Kahramanmaraş da güzel şeyler olmaya devam ediyor Kalemine sağlık üstadım Devlet büyüklerimize Teşekkür ederim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.