Mehmet Ali ÖZTÜRK
Köşe Yazarı
Mehmet Ali ÖZTÜRK
 

MEZHEP SİYASETİ VE ORTADOĞU GERÇEĞİ

İnsan bazen bir lider için şunu söylemek ister: “Bir alim gitti… Bir dava adamı gitti…” Ama tarih, herkes için aynı cümleyi yazmaz. Ortadoğu’nun son kırk yılına baktığımızda şunu görüyoruz: İslam coğrafyasında birçok hareket, ümmet söylemiyle ortaya çıktı; fakat pratiğe geldiğinde mezhep merkezli bir güç siyasetinin parçası oldu. Sorun tam da burada başlıyor. Bir lider kendini İslam dünyasının temsilcisi olarak konumlandırabilir. Ama eğer siyasetinin merkezinde mezhebi öncelik varsa, o artık ümmet lideri değildir; mezhep lideridir. Ortadoğu’daki savaşlara baktığımızda, Suriye’deki trajediye, Irak’taki yıkıma, Yemen’deki felakete… Şunu sormak zorundayız: Bu süreçlerde kimler hangi safta durdu? Kimler hangi rejimlere hangi gerekçelerle destek verdi? Kimler hangi insani dramları “stratejik çıkar” diye görmezden geldi? Bu soruların cevabı mezheplerden bağımsız, insani bir muhasebe gerektirir. Bir başka kritik ayrım daha var: Devlet ile halk aynı şey değildir. Bir yönetimi eleştirmek, o ülkenin insanlarına düşmanlık değildir. Bir ideolojiyi sorgulamak, o toplumun varlığını hedef almak değildir. İran yönetimiyle ilgili eleştiriler ne kadar sert olursa olsun, İran halkı başka bir gerçektir. Ortadoğu’da güçlü devletlerin zayıflaması, Her zaman dış güçlerin alan kazanmasına yol açmıştır. Irak’ta gördük. Suriye’de gördük. Afganistan’da gördük. Devlet çökerse boşluğu kim dolduruyor? Demokrasi mi? Yoksa küresel güçlerin askeri üsleri mi? Bugün bölgede asıl mesele mezhep değil, güç dengesi. İsrail’in ve ABD’nin Ortadoğu’da güçlü, bağımsız ve kontrol edilemeyen aktörler istemediği bir gerçek. Ama bu gerçek, bölgedeki yönetimlerin yanlışlarını aklamaz. Bir yönetim hem eleştirilebilir, Hem de o ülkenin parçalanmasına karşı durulabilir. Bu ikisi çelişmez. Bir liderin mirası; Sadece kendi mezhebini değil, Kendi sınırlarının dışındaki mazlumu nasıl gördüğüyle ölçülür. Eğer siyaset, mezhebi kimliği önceleyip insanı ikinci plana atıyorsa, Orada ahlaki bir sorun vardır. Ama aynı zamanda, Eğer bölge devletleri bir bir zayıflatılıyorsa, Orada jeopolitik bir tehlike vardır. İşte denge tam burada kurulmalı.
Ekleme Tarihi: 01 Mart 2026 -Pazar
Mehmet Ali ÖZTÜRK

MEZHEP SİYASETİ VE ORTADOĞU GERÇEĞİ

İnsan bazen bir lider için şunu söylemek ister:
“Bir alim gitti… Bir dava adamı gitti…”

Ama tarih, herkes için aynı cümleyi yazmaz.

Ortadoğu’nun son kırk yılına baktığımızda şunu görüyoruz:
İslam coğrafyasında birçok hareket, ümmet söylemiyle ortaya çıktı; fakat pratiğe geldiğinde mezhep merkezli bir güç siyasetinin parçası oldu.

Sorun tam da burada başlıyor.

Bir lider kendini İslam dünyasının temsilcisi olarak konumlandırabilir.
Ama eğer siyasetinin merkezinde mezhebi öncelik varsa, o artık ümmet lideri değildir; mezhep lideridir.

Ortadoğu’daki savaşlara baktığımızda,
Suriye’deki trajediye,
Irak’taki yıkıma,
Yemen’deki felakete…

Şunu sormak zorundayız:

Bu süreçlerde kimler hangi safta durdu?
Kimler hangi rejimlere hangi gerekçelerle destek verdi?
Kimler hangi insani dramları “stratejik çıkar” diye görmezden geldi?

Bu soruların cevabı mezheplerden bağımsız, insani bir muhasebe gerektirir.

Bir başka kritik ayrım daha var:
Devlet ile halk aynı şey değildir.

Bir yönetimi eleştirmek, o ülkenin insanlarına düşmanlık değildir.
Bir ideolojiyi sorgulamak, o toplumun varlığını hedef almak değildir.

İran yönetimiyle ilgili eleştiriler ne kadar sert olursa olsun,
İran halkı başka bir gerçektir.

Ortadoğu’da güçlü devletlerin zayıflaması,
Her zaman dış güçlerin alan kazanmasına yol açmıştır.

Irak’ta gördük.
Suriye’de gördük.
Afganistan’da gördük.

Devlet çökerse boşluğu kim dolduruyor?
Demokrasi mi?
Yoksa küresel güçlerin askeri üsleri mi?

Bugün bölgede asıl mesele mezhep değil, güç dengesi.

İsrail’in ve ABD’nin Ortadoğu’da güçlü, bağımsız ve kontrol edilemeyen aktörler istemediği bir gerçek.

Ama bu gerçek, bölgedeki yönetimlerin yanlışlarını aklamaz.

Bir yönetim hem eleştirilebilir,
Hem de o ülkenin parçalanmasına karşı durulabilir.

Bu ikisi çelişmez.

Bir liderin mirası;
Sadece kendi mezhebini değil,
Kendi sınırlarının dışındaki mazlumu nasıl gördüğüyle ölçülür.

Eğer siyaset, mezhebi kimliği önceleyip insanı ikinci plana atıyorsa,
Orada ahlaki bir sorun vardır.

Ama aynı zamanda,
Eğer bölge devletleri bir bir zayıflatılıyorsa,
Orada jeopolitik bir tehlike vardır.

İşte denge tam burada kurulmalı.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.