Hacı Ali GÜNEÇIKAN
Köşe Yazarı
Hacı Ali GÜNEÇIKAN
 

ASFALT DÖKÜLÜYOR, EKMEK KABARIYOR, SÜMBÜLLÜ ÇÖKÜYOR…

Bayram bitti. Dokuz günlük tatilin ardından Kahramanmaraş yeniden kendi gündemine döndü. Bir tarafta asfalt. Bir tarafta ekmek. Bir tarafta Sümbüllü Yolu. Bir tarafta yükselen köprüler, kavşaklar ve devam eden yatırımlar… Şehir yine hareketli. Büyükşehir Belediyesi şehir tarihinin en büyük asfalt seferberliğini başlattığını açıkladı. Dulkadiroğlu’nda… Onikişubat’ta… Göksun’da… Birçok noktada ekipler sahada. Ömer Oruç Bilal Debgici de şehir genelindeki ulaşım yatırımlarını tek tek gezerek basınla beraber olup kamuoyuna bilgi veriyor. Sanayi Kavşağı… Karacasu TOKİ bağlantıları… Akyar yolları… Çağlayancerit hattı… Kuzey Çevre Yolu… Göksun Tüneli… Pazarcık Çevre Yolu… Kâğıt üzerinde bakınca gerçekten büyük işler. Doğrusunu söylemek gerekirse bu yatırımları görmezden gelmek de haksızlık olur. Teşekkürler Debgici Vekilimize..Bu konu önemliydi daha geniş bir köşe yazısında detaylı ele alacağım inşallah. Ama… Vatandaşın gündemi sadece asfalt değil. Çünkü vatandaş direksiyon başından indiğinde mutfağa giriyor. Mutfakta ise başka bir tabloyla karşılaşıyor. Ekmek tarifeleri… Lahmacun pişirme ücretleri… Tava ücretleri… Servis ücretleri… Tam da bayram günlerinde gelen yeni fiyat tartışmaları… İnsan ister istemez soruyor: Bu şehrin gündemi asfalt mı? Ekmek mi? Yoksa ikisi birden mi? Çünkü insanlar yeni yapılan yolu seviyor. Ama aynı insanlar eve götürdüğü ekmeğin fiyatına da bakıyor. İnsan asfaltın üzerinde yürür… Ama ekmekle yaşar. Fırıncılar esnaf Odası başkanı Halil Altun ne yapmak istiyor anlam vermiş değilim.. Ve tam bu tartışmalar sürerken bir başka gündem daha düştü önümüze: Sümbüllü Yolu… Şehrin en önemli ulaşım damarlarından biri. Yıllarca binlerce aracın kullandığı güzergâh. Bir dönem hizmete açıldığında alkışlanan, dua edilen, övgüler alan proje… Bugün ise çökmesiyle birlikte herkesin hedef tahtasına oturdu. Peki sadece yol mu çöktü? Yoksa bizim hafızamız mı? Daha düne kadar “iyi ki yapılmış” denilen yolun bugün bütün günahını tek bir kişinin sırtına yüklemek ne kadar doğru? Elbette hesap sorulmalı. Elbette araştırılmalı. Elbette teknik raporlar ortaya çıkmalı. Eğer mühendislik hatası varsa ortaya çıksın. Eğer denetim eksikliği varsa hesabı sorulsun. Eğer yüklenici kusurluysa bedelini ödesin. Ama teknik inceleme tamamlanmadan, bilimsel raporlar ortaya çıkmadan insanları siyasi mahkemelerde yargılamak da adalet değildir. Çünkü Sümbüllü’de çöken sadece birkaç metre yol değildir. Asıl tehlike, gerçeği aramadan hüküm vermektir. Bu şehir 6 Şubat’ta sadece binalarını kaybetmedi. Toprağının dengesi değişti. Yer altı su yolları değişti. Zemin yapısı değişti. Aşırı yağışlar gördü. Heyelanlar gördü. Şimdi yapılması gereken bağırmak değil, anlamaktır. Çünkü suçlu bulmak kolaydır. Sebebi bulmak emek ister. Bugün Kahramanmaraş ilginç bir dönemin içinde. Bir tarafta milyarlarca liralık ulaşım yatırımları yükseliyor. Bir tarafta vatandaş geçim hesabı yapıyor. Bir tarafta yeni yollar yapılıyor. Bir tarafta mevcut yolların neden çöktüğü,  suların neden kesildiğini tartışıyor.. Şehir büyüyor. Ama şehir aynı zamanda sorguluyor. Belki de ihtiyacımız olan şey tam olarak budur. Hizmet varsa alkışlamak… Hata varsa sorgulamak… Ama her iki durumda da vicdanı kaybetmemek. Çünkü güçlü şehir sadece asfaltı bol olan şehir değildir. Güçlü şehir; yapılan hizmeti de, yapılan hatayı da adaletle konuşabilen şehirdir. Güzel bir hafta dileğiyle; Sağlıcakla kalınız.
Ekleme Tarihi: 01 Haziran 2026 -Pazartesi
Hacı Ali GÜNEÇIKAN

ASFALT DÖKÜLÜYOR, EKMEK KABARIYOR, SÜMBÜLLÜ ÇÖKÜYOR…

Bayram bitti.

Dokuz günlük tatilin ardından Kahramanmaraş yeniden kendi gündemine döndü.

Bir tarafta asfalt.

Bir tarafta ekmek.

Bir tarafta Sümbüllü Yolu.

Bir tarafta yükselen köprüler, kavşaklar ve devam eden yatırımlar…

Şehir yine hareketli.

Büyükşehir Belediyesi şehir tarihinin en büyük asfalt seferberliğini başlattığını açıkladı.

Dulkadiroğlu’nda…

Onikişubat’ta…

Göksun’da…

Birçok noktada ekipler sahada.

Ömer Oruç Bilal Debgici de şehir genelindeki ulaşım yatırımlarını tek tek gezerek basınla beraber olup kamuoyuna bilgi veriyor.

Sanayi Kavşağı…

Karacasu TOKİ bağlantıları…

Akyar yolları…

Çağlayancerit hattı…

Kuzey Çevre Yolu…

Göksun Tüneli…

Pazarcık Çevre Yolu…

Kâğıt üzerinde bakınca gerçekten büyük işler.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu yatırımları görmezden gelmek de haksızlık olur. Teşekkürler Debgici Vekilimize..Bu konu önemliydi daha geniş bir köşe yazısında detaylı ele alacağım inşallah.

Ama…

Vatandaşın gündemi sadece asfalt değil.

Çünkü vatandaş direksiyon başından indiğinde mutfağa giriyor.

Mutfakta ise başka bir tabloyla karşılaşıyor.

Ekmek tarifeleri…

Lahmacun pişirme ücretleri…

Tava ücretleri…

Servis ücretleri…

Tam da bayram günlerinde gelen yeni fiyat tartışmaları…

İnsan ister istemez soruyor:

Bu şehrin gündemi asfalt mı?

Ekmek mi?

Yoksa ikisi birden mi?

Çünkü insanlar yeni yapılan yolu seviyor.

Ama aynı insanlar eve götürdüğü ekmeğin fiyatına da bakıyor.

İnsan asfaltın üzerinde yürür…

Ama ekmekle yaşar.

Fırıncılar esnaf Odası başkanı Halil Altun ne yapmak istiyor anlam vermiş değilim..

Ve tam bu tartışmalar sürerken bir başka gündem daha düştü önümüze:

Sümbüllü Yolu…

Şehrin en önemli ulaşım damarlarından biri.

Yıllarca binlerce aracın kullandığı güzergâh.

Bir dönem hizmete açıldığında alkışlanan, dua edilen, övgüler alan proje…

Bugün ise çökmesiyle birlikte herkesin hedef tahtasına oturdu.

Peki sadece yol mu çöktü?

Yoksa bizim hafızamız mı?

Daha düne kadar “iyi ki yapılmış” denilen yolun bugün bütün günahını tek bir kişinin sırtına yüklemek ne kadar doğru?

Elbette hesap sorulmalı.

Elbette araştırılmalı.

Elbette teknik raporlar ortaya çıkmalı.

Eğer mühendislik hatası varsa ortaya çıksın.

Eğer denetim eksikliği varsa hesabı sorulsun.

Eğer yüklenici kusurluysa bedelini ödesin.

Ama teknik inceleme tamamlanmadan, bilimsel raporlar ortaya çıkmadan insanları siyasi mahkemelerde yargılamak da adalet değildir.

Çünkü Sümbüllü’de çöken sadece birkaç metre yol değildir.

Asıl tehlike, gerçeği aramadan hüküm vermektir.

Bu şehir 6 Şubat’ta sadece binalarını kaybetmedi.

Toprağının dengesi değişti.

Yer altı su yolları değişti.

Zemin yapısı değişti.

Aşırı yağışlar gördü.

Heyelanlar gördü.

Şimdi yapılması gereken bağırmak değil, anlamaktır.

Çünkü suçlu bulmak kolaydır.

Sebebi bulmak emek ister.

Bugün Kahramanmaraş ilginç bir dönemin içinde.

Bir tarafta milyarlarca liralık ulaşım yatırımları yükseliyor.

Bir tarafta vatandaş geçim hesabı yapıyor.

Bir tarafta yeni yollar yapılıyor.

Bir tarafta mevcut yolların neden çöktüğü,  suların neden kesildiğini tartışıyor..

Şehir büyüyor.

Ama şehir aynı zamanda sorguluyor.

Belki de ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.

Hizmet varsa alkışlamak…

Hata varsa sorgulamak…

Ama her iki durumda da vicdanı kaybetmemek.

Çünkü güçlü şehir sadece asfaltı bol olan şehir değildir.

Güçlü şehir; yapılan hizmeti de, yapılan hatayı da adaletle konuşabilen şehirdir.

Güzel bir hafta dileğiyle;

Sağlıcakla kalınız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mehmet Kuzhan
(01.06.2026 14:14 - #541)
Şehrimizin istikbali için emek sarf edenlerden Allah razı olsun. Kalemine yüreğine sağlık Hacı Ali bey.
Hacı Ali Çok teşekkür ederim sayın müdürüm..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mehmet Bilmen
(03.06.2026 08:49 - #545)
Konu: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Avşar Kampüsü Mevkiindeki Şehirler Arası Otobüs Durağının İptali ve Oluşan Mağduriyet Hakkında. Eğitimin meşakkatli yolunda, memleketin dört bir yanından gelerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi çatısı altında geleceğini inşa etmeye çalışan binlerce gencin sesi olarak bu satırları kaleme alıyorum. Avşar Kampüsü girişinde yer alan, köprü altı karayolu üzerindeki "cep durak" olarak bilinen noktanın şehirler arası otobüslere kapatılması; yalnızca bir ulaşım düzenlemesi değil, yaklaşık 13 bin öğrencinin omzuna yüklenen ağır bir külfet halini almıştır. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlarda konaklayan biz öğrenciler için bu durak, gurbet ile okul arasındaki en kısa, en güvenli ve en ekonomik köprüydü. Bu kararın ardından karşı karşıya kaldığımız tablo şudur: Ekonomik Kıskaç: Özellikle gece geç saatlerde şehre ulaşan bir öğrencinin, otogar ile kampüs arasındaki yaklaşık 10 kilometrelik mesafeyi ticari taksi ile katetmek zorunda kalması, kısıtlı imkânlarla geçinen bizler için taşınamaz bir mali yüktür. Zaman ve Güvenlik Kaybı: Şehir içi ulaşımın seyreldiği saatlerde yaşanan mağduriyet, öğrencileri hem yorgun düşürmekte hem de ıssız güzergâhlarda güvenlik endişesiyle baş başa bırakmaktadır. Devletimizin, öğrencinin halinden anlayan; onun yolunu zorlaştıran değil, kolaylaştıran şefkatli eline her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Kampüs kapısına kadar gelmişken, bizi kilometrelerce uzağa, otogara mecbur bırakmak; gençliğin enerjisini yollarda, harçlığını ise taksi metrelerde tüketmektedir. Netice itibarıyla; Eğitim hayatımızı kolaylaştırmak, ekonomik yükümüzü hafifletmek ve can güvenliğimizi muhafaza etmek adına; Avşar Kampüsü mevkisindeki şehirler arası otobüs indirme ve bindirme noktasının (cep durağın) ivedilikle tekrar faaliyete geçirilmesini, yetkili makamlardan beklemekteyiz...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.