Hacı Ali GÜNEÇIKAN
Köşe Yazarı
Hacı Ali GÜNEÇIKAN
 

15 Temmuz: İmanla İhanetin Çarpıştığı Gece

Bazı geceler vardır… Takvimden silseniz bile milletin hafızasından silemezsiniz. 15 Temmuz işte öyle bir gece.. O gece sadece tanklar yürümedi… Vicdanlar sınandı. İhanet maskesi düştü. Kim vatanın yanında, kim karanlığın emrinde, herkes ortaya çıktı. Fakat beni en çok düşündüren şey ne tanklardı ne de silahlar.. Beni en çok düşündüren, dini kullanarak insanları kandıranların yıllarca nasıl alkışlandığı.. Çünkü bu millet camiye giderken Allah için gider. Kur’an okurken Allah için okur. Sadakasını Allah rızası için verir. Çocuğunu Kur’an öğrensin diye emanet eder. İşte tam da bu temiz duygular istismar edildi. “Hizmet” dediler… İhanet ettiler. “Cemaat” dediler… Devlete sızdılar. “Dua” dediler… Kurşun sıktılar. “Allah” dediler… Milletin evlatlarını şehit ettiler. En ağır suç, sadece vatana ihanet değil. En ağır suç; Allah’ın adını kullanarak ihanet etmek.. Çünkü vatan yeniden yapılır… Binalar yeniden yükselir… Ekonomi yeniden toparlanır… Ama dine duyulan güven bir kırıldı mı, onu tamir etmek yıllar alır. FETÖ’nün bu millete verdiği en büyük zarar, sadece darbe girişimi değil. İnsanların birbirine olan güvenini yaralaması. O yüzden bugün hâlâ dikkatli olmak zorundayız. Çünkü ihanet hiçbir zaman aynı elbiseyi giymez. Dün cübbe giyer… Bugün takım elbise giyer. Dün vaaz verir… Bugün ekranlardan konuşur. Dün himmet ister… Bugün başka isimlerle aynı oyunu kurmaya çalışır. Yöntem değişir… Ama hedef değişmez. Hedef; bu milletin inancı, birliği ve kardeşliğidir. 15 Temmuz bize sadece sokakta nöbet tutmayı öğretmedi. Aklımıza da nöbet tutmayı öğretti. Artık sadece “Kim ne söylüyor?” diye değil, “Kim adına söylüyor?” diye de bakmayı öğrendik. Artık sadece güzel sözlere değil, O sözlerin arkasındaki niyete bakıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; Her sakallıyı dede, Her cübbeliyi âlim, Her dini söylemi de hakikat sanmanın bedelini bu millet çok ağır ödedi. Bugün şehitlerimizi rahmetle anarken, onlara olan vefamız sadece dua etmekle sınırlı kalmamalı.. Onlara olan en büyük borcumuz; Devletimize sahip çıkmak, Milletimize sahip çıkmak, Dinimizi istismar eden hiçbir yapıya fırsat vermemek olmalı.. Çünkü bu topraklar kolay vatan olmadı. Bu bayrak kolay dalgalanmadı. Bu ezanlar kolay susturulamadı. Ve unutmayalım… 15 Temmuz’da kazanan sadece bir millet olmadı. O gece; iman, ihanetin karşısında bir kez daha galip geldi. Allah bu millete bir daha böyle geceler yaşatmasın.
Ekleme Tarihi: 15 Temmuz 2026 -Çarşamba
Hacı Ali GÜNEÇIKAN

15 Temmuz: İmanla İhanetin Çarpıştığı Gece

Bazı geceler vardır…

Takvimden silseniz bile milletin hafızasından silemezsiniz.

15 Temmuz işte öyle bir gece..

O gece sadece tanklar yürümedi…

Vicdanlar sınandı.

İhanet maskesi düştü.

Kim vatanın yanında, kim karanlığın emrinde, herkes ortaya çıktı.

Fakat beni en çok düşündüren şey ne tanklardı ne de silahlar..

Beni en çok düşündüren, dini kullanarak insanları kandıranların yıllarca nasıl alkışlandığı..

Çünkü bu millet camiye giderken Allah için gider.

Kur’an okurken Allah için okur.

Sadakasını Allah rızası için verir.

Çocuğunu Kur’an öğrensin diye emanet eder.

İşte tam da bu temiz duygular istismar edildi.

“Hizmet” dediler…
İhanet ettiler.

“Cemaat” dediler…
Devlete sızdılar.

“Dua” dediler…
Kurşun sıktılar.

“Allah” dediler…
Milletin evlatlarını şehit ettiler.

En ağır suç, sadece vatana ihanet değil.

En ağır suç; Allah’ın adını kullanarak ihanet etmek..

Çünkü vatan yeniden yapılır…

Binalar yeniden yükselir…

Ekonomi yeniden toparlanır…

Ama dine duyulan güven bir kırıldı mı, onu tamir etmek yıllar alır.

FETÖ’nün bu millete verdiği en büyük zarar, sadece darbe girişimi değil.

İnsanların birbirine olan güvenini yaralaması.

O yüzden bugün hâlâ dikkatli olmak zorundayız.

Çünkü ihanet hiçbir zaman aynı elbiseyi giymez.

Dün cübbe giyer…
Bugün takım elbise giyer.

Dün vaaz verir…
Bugün ekranlardan konuşur.

Dün himmet ister…
Bugün başka isimlerle aynı oyunu kurmaya çalışır.

Yöntem değişir…
Ama hedef değişmez.

Hedef; bu milletin inancı, birliği ve kardeşliğidir.

15 Temmuz bize sadece sokakta nöbet tutmayı öğretmedi.

Aklımıza da nöbet tutmayı öğretti.

Artık sadece “Kim ne söylüyor?” diye değil,

“Kim adına söylüyor?” diye de bakmayı öğrendik.

Artık sadece güzel sözlere değil,
O sözlerin arkasındaki niyete bakıyoruz.

Çünkü biliyoruz ki;

Her sakallıyı dede,

Her cübbeliyi âlim,

Her dini söylemi de hakikat sanmanın bedelini bu millet çok ağır ödedi.

Bugün şehitlerimizi rahmetle anarken, onlara olan vefamız sadece dua etmekle sınırlı kalmamalı..

Onlara olan en büyük borcumuz;

Devletimize sahip çıkmak,
Milletimize sahip çıkmak,
Dinimizi istismar eden hiçbir yapıya fırsat vermemek olmalı..

Çünkü bu topraklar kolay vatan olmadı.

Bu bayrak kolay dalgalanmadı.

Bu ezanlar kolay susturulamadı.

Ve unutmayalım…

15 Temmuz’da kazanan sadece bir millet olmadı. O gece; iman, ihanetin karşısında bir kez daha galip geldi.

Allah bu millete bir daha böyle geceler yaşatmasın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ahmet Süreyya Durna
(15.07.2026 17:57 - #578)
Yüreğinize sağlık kıymetli hemşehrim. Güzel bir irdeleyişti. Böyle melanet bir yapıdan milletimizi koruduğu için Allah'a ne kadar şükretsek azdır.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Rica
(15.07.2026 18:15 - #579)
Bu ezanlar kolay susmadı derken galiba sehven yanlış ifade edilmiş bir daha gözden geçirmek faydalı olur
Hacı Ali Evet, en çok tartışılabilecek ifade orası. “Bu ezanlar kolay susmadı.” edebî olarak kullanılabilir; ancak mantık bakımından biraz sorunlu algılanabilir. Çünkü “ezan” zaten susan bir şey değil, okunan bir çağrıdır. Burada kastedilen aslında “ezanların susturulmak istenmesi” veya **“ezan sesinin kesilememesi”**dir. Biz yinede “susturulamadı” diye değiştirelim!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mehmet Kuzhan
(15.07.2026 18:20 - #580)
"Çakalların saltanatı, arslanlar ayağa kalkıncaya kadardır." Kalemine yüreğine sağlık Hacı Ali bey
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Naciye Yüksel Çitiloğlu
(16.07.2026 00:38 - #582)
Kalemine sağlık ne güzel dile getirmesi dini istismar edene şeytan bile sen beni geçmişsin dermiş.Allahım cümlemizi iki yüzlü münafık olmaktan korusun Amiin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.