Hacı Ali GÜNEÇIKAN
Köşe Yazarı
Hacı Ali GÜNEÇIKAN
 

Rabbim Sabrımı Ölçüyor...

Ramazan geldiğinde ilk değişen şey sofralar oluyor. Oysa değişmesi gereken ilk yer kalp. Biz orucu midede arıyoruz, Allah kalpte arıyor. Biz iftar saatini bekliyoruz, Rabbimiz sabrı ölçüyor. Biz sofraya koyduğumuz çeşitlerle övünüyoruz, gökyüzü niyetimizi tartıyor. Ramazan aç kalmak değil. Ramazan haddini bilmek. Çünkü insanın en tehlikeli açlığı mide açlığı değil, nefis açlığıdır. Gerçek oruç; Güneş batınca değil, öfke batınca başlar. Birine sert cevap vermemek oruçtur. Bir haksızlığa ortak olmamak oruçtur. Bir dedikodudan bilinçli şekilde geri çekilmek oruçtur. Bir yetimin başını okşarken kimseye duyurmamak oruçtur. Oruç, dili incitmekten, Gözü haramdan, Eli haksızlıktan, Kalbi kibirden koruyabilmektir. Çünkü insanı bozan açlık değil; güç zehirlenmesidir. Ramazan; Gösterişli iftar sofraları kurma yarışı değil. Ramazan; Bir evin ışığı yanıyorsa orada aş var mı diye merak etmektir. Bugün birileri lüks salonlarda fotoğraf verirken, Birileri sessizce bir kapıya poşet bırakıyor. Hangisi makbul? Allah reklamı değil, rızayı sever. Ramazan süslü tabak değil, titreyen vicdandır. Gönülleri doyurmayan sofralar, Sadece mideyi oyalar. Ramazan en çok da şunu öğretir: “Kimsenin hakkına girmemek.” Bir imzayla bir hayatı karartanlar, Bir makamla adaleti eğip bükenler, Bir suskunlukla haksızlığa ortak olanlar… Unutmasın: Oruç sadece aç kalmak değil. Oruç, gücü varken zulmetmemektir. Ramazan, insanın iç muhasebesi. Bir tür vicdan denetimi. Ve herkes kendi terazisini yanında taşır. Akşam ezanı okunur, sofraya otururuz. Ama asıl soru şudur: Nefis sustu mu? Kibir azaldı mı? Öfke küçüldü mü? Ego geriledi mi? Affedebildik mi? Eğer bunlar olmadıysa, Sadece aç kalmış oluruz. Ramazan takvimden gider, Ama insanın içindeki Ramazan kalmalı. Bizim şehir, yaralarını sarmayı bilen bir şehir. Acıyı yaşamış, sabrı öğrenmiş bir şehir. O yüzden bu Ramazan; Gösterişi değil, merhameti büyütelim. Sloganı değil, samimiyeti konuşalım. Kalabalığı değil, kalbi çoğaltalım. Bakınız bir okuyan bir değil, on defa okusun diye yazıyorum: Ramazan; Aç kalmak değil, insan kalabilmek.. Bu yazıyı paylaşan çok olur belki ama İçine alan az olur. Bu Ramazan içimize alalım. Hayırlı Ramazanlar. Cumamız mübarek olsun..
Ekleme Tarihi: 20 Şubat 2026 -Cuma
Hacı Ali GÜNEÇIKAN

Rabbim Sabrımı Ölçüyor...

Ramazan geldiğinde ilk değişen şey sofralar oluyor.
Oysa değişmesi gereken ilk yer kalp.

Biz orucu midede arıyoruz, Allah kalpte arıyor.
Biz iftar saatini bekliyoruz, Rabbimiz sabrı ölçüyor.
Biz sofraya koyduğumuz çeşitlerle övünüyoruz, gökyüzü niyetimizi tartıyor.

Ramazan aç kalmak değil.
Ramazan haddini bilmek.

Çünkü insanın en tehlikeli açlığı mide açlığı değil, nefis açlığıdır.

Gerçek oruç;
Güneş batınca değil, öfke batınca başlar.

Birine sert cevap vermemek oruçtur.
Bir haksızlığa ortak olmamak oruçtur.
Bir dedikodudan bilinçli şekilde geri çekilmek oruçtur.
Bir yetimin başını okşarken kimseye duyurmamak oruçtur.

Oruç, dili incitmekten,
Gözü haramdan,
Eli haksızlıktan,
Kalbi kibirden koruyabilmektir.

Çünkü insanı bozan açlık değil; güç zehirlenmesidir.

Ramazan;
Gösterişli iftar sofraları kurma yarışı değil.

Ramazan;
Bir evin ışığı yanıyorsa orada aş var mı diye merak etmektir.

Bugün birileri lüks salonlarda fotoğraf verirken,
Birileri sessizce bir kapıya poşet bırakıyor.

Hangisi makbul?

Allah reklamı değil, rızayı sever.
Ramazan süslü tabak değil, titreyen vicdandır.

Gönülleri doyurmayan sofralar,
Sadece mideyi oyalar.

Ramazan en çok da şunu öğretir:
“Kimsenin hakkına girmemek.”

Bir imzayla bir hayatı karartanlar,
Bir makamla adaleti eğip bükenler,
Bir suskunlukla haksızlığa ortak olanlar…

Unutmasın:

Oruç sadece aç kalmak değil.
Oruç, gücü varken zulmetmemektir.

Ramazan, insanın iç muhasebesi.
Bir tür vicdan denetimi.

Ve herkes kendi terazisini yanında taşır.

Akşam ezanı okunur, sofraya otururuz.
Ama asıl soru şudur:

Nefis sustu mu?

Kibir azaldı mı?
Öfke küçüldü mü?
Ego geriledi mi?
Affedebildik mi?

Eğer bunlar olmadıysa,
Sadece aç kalmış oluruz.

Ramazan takvimden gider,
Ama insanın içindeki Ramazan kalmalı.

Bizim şehir, yaralarını sarmayı bilen bir şehir.
Acıyı yaşamış, sabrı öğrenmiş bir şehir.

O yüzden bu Ramazan;
Gösterişi değil, merhameti büyütelim.
Sloganı değil, samimiyeti konuşalım.
Kalabalığı değil, kalbi çoğaltalım.

Bakınız bir okuyan bir değil, on defa okusun diye yazıyorum:

Ramazan;
Aç kalmak değil, insan kalabilmek..

Bu yazıyı paylaşan çok olur belki ama
İçine alan az olur.

Bu Ramazan içimize alalım.

Hayırlı Ramazanlar.
Cumamız mübarek olsun..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa KIR
(20.02.2026 12:11 - #447)
Çok güzel bir yazı, çok güzel bir temenni, inşallah biz de yerine getirebiliriz. Hayırlı Ramazanlar ve hayırlı cumalarınız olsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.