Hacı Ali GÜNEÇIKAN
Köşe Yazarı
Hacı Ali GÜNEÇIKAN
 

Kütüphanenin Işığı Yandı Ama Gölgesi de Düştü!

Kahramanmaraş… Sadece acının değil, yeniden ayağa kalkışın da şehri. Ve bu şehir, bir haftayı daha öyle sıradan geçirmedi. 62. Kütüphane Haftası… Adına yakışır bir şekilde; bilgiyle, kültürle, sanatla ve en önemlisi “niyetle” tamamlandı. Çünkü bazı programlar vardır; yapılır ve biter. Bazıları vardır; iz bırakır. Bu program… iz bırakanlardandı. Önce hakkı teslim edelim. Eshabil Yıldız… Bu şehirde kültürün sessiz ama güçlü yürüyüşünün mimarlarından biri. Deprem sonrası yıkılmış bir şehirde, sadece binalar değil; hafıza da ayağa kaldırılır. İşte o hafızanın yeniden inşasında, kelimelerle tuğla koyan bir isim. Kütüphaneleri sadece raflardan ibaret görmeyen, onları “iyileşmenin mekânı” olarak tarif eden bir idareci… Bugün Andırın’dan Elbistan’a, Afşin’den Türkoğlu’na uzanan kütüphane yatırımları, bir vizyonun değil, bir inancın ve kararlılığın ürünüdür. “Okuyan Şehir”… Bu bir slogan değil, bir istikamet meselesi. Ve açık söyleyelim: Bu istikameti en net çizenlerden biri Eshabil Yıldız’dır. Ama… Tam da burada duralım. Çünkü mesele sadece yapılan iş değil, o işe verilen değerdir. Program güzeldi. Katılım yoğundu. Salon doluydu. Mesajlar güçlüydü. Öğrencilerin alkışları coşkuluydu. Ama… Bir eksiklik vardı. Protokol eksikti. Şimdi kimse kusura bakmasın. Bir şehirde kütüphane haftası düzenleniyorsa, bu sadece bir “etkinlik” değildir. Bu, o şehrin geleceğe bakışıdır. Bu, o şehrin “ben hâlâ ayaktayım” deme biçimidir. Ve böyle bir programda… Bazı koltukların boş kalması, sadece fiziksel bir eksiklik değildir. Bu, bir öncelik meselesidir. İnsan düşünmeden edemiyor: Aynı saatlere denk gelen toplantılar… İl idare kurulu… Şube başkanları toplantısı… Önemli.. Ama mesele önem değil, öncelik. Bir şehrin “okuma iradesi”nin ortaya konduğu bir günde, o iradenin yanında durmak mı daha değerlidir… yoksa bir toplantıyı bir saat sonra yapmak mı? Nolurdu? Bir saat sonra yapılsaydı ne eksilirdi? Ya da daha güzeli… Devletin tüm kurumları aynı çatı altında, kitabın etrafında toplanamaz mıydı? İşte o zaman bu şehir sadece konuşmaz, mesaj verirdi. İl idare kurulu… Devletin sahadaki aklı, refleksi, ciddiyetidir. Ama o ciddiyet, 15 gün önceden belli olan bir programı görmezden geliyorsa, orada sadece bir eksiklik değil, bir öncelik zaafı vardır. Devlet aklı dediğimiz şey; önem sıralaması yapabilme becerisidir. Bir toplantıyı erteleyebilmek, bir programın yanında durabilmek, aynı karede “birlik” gösterebilmek… İşte gerçek idare budur. Aksi hâlde… Kurullar büyür, ama anlam küçülür. Ve işte tam burada küçük bir sitem büyüyor içimizde. Çünkü mesele şu: Biz bu şehirde gerçekten kitap okuyor muyuz? Yoksa sadece “okuyor gibi” mi yapıyoruz? Kütüphaneler yapılıyor… Projeler açıklanıyor… Rakamlar büyüyor… Ama zihniyet aynı yerde kalıyorsa, orada bir eksiklik vardır. Çünkü kitap raflarda durur, ama zihniyet yerinde sayarsa; şehir ilerlemez. Bu yazı bir eleştiri değil aslında. Bir hatırlatma. Çünkü bu şehir… Detaylarla büyüyecek. Ve bazen bir programda bulunmak, bir projeden daha kıymetlidir. Eshabil Yıldız gibi isimler bu şehre vizyon katıyor. Ama o vizyonun karşılık bulması için, aynı hassasiyetin diğer kurumlarda da hissedilmesi gerekiyor. Yazının sonunda “son söz” olmaz, yazanın da son sözü olmamalı.. Ama bir hatırlatma olur. Kahramanmaraş artık sadece ayağa kalkmak zorunda değil… Doğru durmak zorunda. Ve kültürün, kitabın, bilginin olduğu yerde hiçbir mazeret, hiçbir toplantı, hiçbir gündem… Daha önemli değildir. Çünkü bir şehir… Yollarla değil sadece, kelimelerle büyür. Ve o kelimelerin kıymetini bilmeyenler, bir gün kendi sessizliklerinde kaybolur. Güzel bir hafta dileğiyle.. Sağlıcakla kalınız. Vesselam.
Ekleme Tarihi: 06 Nisan 2026 -Pazartesi
Hacı Ali GÜNEÇIKAN

Kütüphanenin Işığı Yandı Ama Gölgesi de Düştü!

Kahramanmaraş…

Sadece acının değil, yeniden ayağa kalkışın da şehri.

Ve bu şehir, bir haftayı daha öyle sıradan geçirmedi.
62. Kütüphane Haftası…

Adına yakışır bir şekilde; bilgiyle, kültürle, sanatla ve en önemlisi “niyetle” tamamlandı.

Çünkü bazı programlar vardır; yapılır ve biter.
Bazıları vardır; iz bırakır.

Bu program… iz bırakanlardandı.

Önce hakkı teslim edelim.

Eshabil Yıldız…

Bu şehirde kültürün sessiz ama güçlü yürüyüşünün mimarlarından biri.

Deprem sonrası yıkılmış bir şehirde, sadece binalar değil; hafıza da ayağa kaldırılır.
İşte o hafızanın yeniden inşasında, kelimelerle tuğla koyan bir isim.

Kütüphaneleri sadece raflardan ibaret görmeyen,
onları “iyileşmenin mekânı” olarak tarif eden bir idareci…

Bugün Andırın’dan Elbistan’a, Afşin’den Türkoğlu’na uzanan kütüphane yatırımları,
bir vizyonun değil, bir inancın ve kararlılığın ürünüdür.

Okuyan Şehir”…

Bu bir slogan değil, bir istikamet meselesi.

Ve açık söyleyelim:
Bu istikameti en net çizenlerden biri Eshabil Yıldız’dır.

Ama…

Tam da burada duralım.

Çünkü mesele sadece yapılan iş değil,
o işe verilen değerdir.

Program güzeldi.

Katılım yoğundu.
Salon doluydu.
Mesajlar güçlüydü.
Öğrencilerin alkışları coşkuluydu.

Ama…

Bir eksiklik vardı.

Protokol eksikti.

Şimdi kimse kusura bakmasın.

Bir şehirde kütüphane haftası düzenleniyorsa,
bu sadece bir “etkinlik” değildir.

Bu, o şehrin geleceğe bakışıdır.
Bu, o şehrin “ben hâlâ ayaktayım” deme biçimidir.

Ve böyle bir programda…

Bazı koltukların boş kalması,
sadece fiziksel bir eksiklik değildir.

Bu, bir öncelik meselesidir.

İnsan düşünmeden edemiyor:

Aynı saatlere denk gelen toplantılar…
İl idare kurulu…
Şube başkanları toplantısı…

Önemli..

Ama mesele önem değil, öncelik.

Bir şehrin “okuma iradesi”nin ortaya konduğu bir günde,
o iradenin yanında durmak mı daha değerlidir…
yoksa bir toplantıyı bir saat sonra yapmak mı?

Nolurdu?

Bir saat sonra yapılsaydı ne eksilirdi?

Ya da daha güzeli…

Devletin tüm kurumları aynı çatı altında,
kitabın etrafında toplanamaz mıydı?

İşte o zaman bu şehir sadece konuşmaz,
mesaj verirdi.

İl idare kurulu…

Devletin sahadaki aklı, refleksi, ciddiyetidir.

Ama o ciddiyet,
15 gün önceden belli olan bir programı görmezden geliyorsa,
orada sadece bir eksiklik değil,
bir öncelik zaafı vardır.

Devlet aklı dediğimiz şey;
önem sıralaması yapabilme becerisidir.

Bir toplantıyı erteleyebilmek,
bir programın yanında durabilmek,
aynı karede “birlik” gösterebilmek…

İşte gerçek idare budur.

Aksi hâlde…

Kurullar büyür,
ama anlam küçülür.

Ve işte tam burada küçük bir sitem büyüyor içimizde.

Çünkü mesele şu:

Biz bu şehirde gerçekten kitap okuyor muyuz?
Yoksa sadece “okuyor gibi” mi yapıyoruz?

Kütüphaneler yapılıyor…
Projeler açıklanıyor…
Rakamlar büyüyor…

Ama zihniyet aynı yerde kalıyorsa,
orada bir eksiklik vardır.

Çünkü kitap raflarda durur,
ama zihniyet yerinde sayarsa;
şehir ilerlemez.

Bu yazı bir eleştiri değil aslında.

Bir hatırlatma.

Çünkü bu şehir…

Detaylarla büyüyecek.

Ve bazen bir programda bulunmak,
bir projeden daha kıymetlidir.

Eshabil Yıldız gibi isimler bu şehre vizyon katıyor.

Ama o vizyonun karşılık bulması için,
aynı hassasiyetin diğer kurumlarda da hissedilmesi gerekiyor.

Yazının sonunda “son söz” olmaz, yazanın da son sözü olmamalı..

Ama bir hatırlatma olur.

Kahramanmaraş artık sadece ayağa kalkmak zorunda değil…
Doğru durmak zorunda.

Ve kültürün, kitabın, bilginin olduğu yerde
hiçbir mazeret,
hiçbir toplantı,
hiçbir gündem…

Daha önemli değildir.

Çünkü bir şehir…

Yollarla değil sadece,
kelimelerle büyür.

Ve o kelimelerin kıymetini bilmeyenler,
bir gün kendi sessizliklerinde kaybolur.

Güzel bir hafta dileğiyle..
Sağlıcakla kalınız.
Vesselam.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.