Saygıdeğer okurlarım,
Bazen bir televizyon programı olur…
Soru–cevap gelir geçer, birkaç başlık konuşulur, yayından sonra unutulur.
Bazen de bir yayın olur ki, konuşulanlar aslında geleceğe not düşer.
Aksu TV’de yayınlanan Kurtuluş Şükür kardeşimizin sunduğu Haber Ötesi programında yaşanan tam olarak buydu.
Bu bir “canlı yayın” değildi sadece.
Bu, Kahramanmaraş’ın nereden nereye geldiğinin ve nereye yürüdüğünün kayda geçtiği bir şehir muhasebesiydi. Bu muhasebeyi biz gazeteceler olarak başkan Görgel’in ağzından çok dinledik ama dünya ya açılan penceremizden halkın dinlemesi de elzem miş..
Başkan Fırat Görgel’in anlattıkları; süslü cümlelerden, aforizmalardan ya da “iyi niyet temennilerinden” ibaret değildi. Rakam vardı, takvim vardı, risk vardı. En önemlisi de şu vardı:
Altyapıya girme cesareti.
Türkiye’de belediye başkanlarının en çok kaçındığı alandır altyapı.
Çünkü görünmez.
Çünkü açıldığında rahatsız eder.
Çünkü oy getirmez, sabır ister.
Ama Kahramanmaraş’ın 6 Şubat’tan sonra sabrı değil, dayanıklılığı konuşması gerekiyordu.
20 milyar TL’yi aşan altyapı seferberliği tam da bu yüzden sıradan bir yatırım değil. Bu, “bugünü kurtarma” değil; önümüzdeki 30 yılı kurtarma hamlesi..
Kanalizasyon, içmesuyu, yağmursuyu…
Bunların her biri aslında bir manşetlik işler ve şehirlerin kaderini belirler.
Sudaki kayıp-kaçak oranını yüzde 80’lerden yüzde 20’lere indirme hedefi, bir teknik detay değil; ekonomik akıl göstergesi. Çünkü suyu kaybeden şehir, geleceğini kaybeder.
“10–15 yılda yapılacak işi 2–2,5 yılda bitirmeye çalışıyoruz.”
Bu cümle, kulağa iddialı gelebilir. Ama altını dolduran tabloya baktığınızda şunu görüyorsunuz:
Bu bir temenni değil, zorunluluk.
Deprem sonrası Kahramanmaraş’ın lüksü yoktu.
Erteleme hakkı yoktu.
“Sonra yaparız” deme şansı hiç yoktu.
Altyapı–üstyapı eş zamanlı ilerliyor. Altyapısı biten yerde asfalt, kaldırım, peyzaj başlıyor. Yani şehir “yarım” bırakılmıyor. Bu, klasik belediyecilik refleksi değil, kriz sonrası yönetim disiplini..
Kuzey Çevre Yolu…
Yıllardır konuşulan ama bir türlü somutlaşmayan başlıklardan biriydi.
Şimdi ihalesi yapılmış, şantiyesi kurulmuş, 25 kilometrelik bir hatta dönüşmüş durumda. Üstelik bununla yetinilmiyor; Güney Çevre Yolu projelendirilmiş, kavşaklar birer birer hayata geçiyor.
Bu noktada önemli olan şu:
Ulaşım projeleri artık “niyet” değil, takvimli işler hâline gelmiş durumda.
144 yeni araç…
Bunun önemli bir kısmı ağır iş makinesi.
Bu detay şunu söylüyor:
Büyükşehir, “taşerona yaslanarak” değil, kendi kapasitesini güçlendirerek iş yapma yoluna gitmiş.
Kuzey ilçelerde kurulan asfalt üretim tesisi ise başlı başına stratejik bir hamle. 800 milyon TL’lik yatırım, sadece yol yapmaz; zaman kazandırır, maliyet düşürür, bağımsızlık sağlar.
Üç yılda kendini amorti edecek bir tesis, popülizm değil; hesap kitap işi..
Altyapı şehrin iskeleti..
Ama şehir sadece kemikten ibaret değil.
Atıksu arıtma tesislerinden karbon yutak alanlarına, GES projelerinden katı atık tesislerine kadar çevreci yatırımlar, Kahramanmaraş’ın “sürdürülebilir şehir” iddiasını güçlendiriyor.
Sosyal desteklerin dört kat artması, engelsiz yaşam merkezi, Güvenli Evim Projesi, Kahraman Kadın Akademisi…
Bunlar, “belediye yardım yapıyor” başlığından çok daha fazlası. Bunlar sosyal mimari.
Spor yatırımlarına gelince…
Stadyum, kapalı salon, yüzme havuzu, gençlik merkezleri…
Bu şehir, sporla nefes almayı bilen bir şehir. Bu damar doğru beslenirse, sadece kupa değil; disiplinli bir gençlik kazanılır.
Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO Edebiyat Şehri olmak bir unvan değil, bir sorumluluk. Kültür ve Turizm Master Planı bu yüzden kritik.
Kapalı Çarşı’dan Kale’ye, Ulu Camii’den konaklara, müzelerden kütüphanelere uzanan restorasyon zinciri şunu söylüyor:
“Yeni Kahramanmaraş yapılırken, eski Kahramanmaraş silinmiyor.”
Bu, şehircilikte nadir görülen bir dengedir.
Bu yayın bir tanıtım değildi.
Bu, bir hesap verme ve yol haritası koyma anıydı.
Elbette eleştirilecek noktalar olacak.
Elbette süreçler sancılı ilerleyecek.
Ama şu gerçeği teslim etmek gerekir:
Büyük şehirde ilk kez, altyapıdan kültüre kadar aynı anda konuşan, rakamla konuşan ve takvimle konuşan bir yönetim dili kuruluyor, Başkan Fırat Görgel öncülüğünde..
Kahramanmaraş artık “ne oldu?”yu değil,
“ne yapılıyor ve ne zaman bitecek?” sorusunu soruyor.
Bu bile başlı başına bir eşik..
Ve bazı yayınlar vardır; izlenip geçilmez.
Arşive konur.
Ötesiyle, berisiyle..
Bu da onlardan biriydi.
Vesselam..
