Yazıma başlamadan önce, Afşin–Göksun kara yolunda meydana gelen elim kazada yaralanan Milletvekilimiz Zuhal Karakoç’a Mansur başkana ve tüm yaralılara acil şifalar; hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Rabbim böyle acıları bir daha yaşatmasın.
Ayrıca aziz Şehidimiz P. Uzm. Çvş. Yusuf Güneş’e de Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim şehadetini kabul eylesin.
——————
Bir şehri ayağa kaldırırken bir geleceğin kapısını açmak var.
Bazı görevler, bir ismin önüne eklenen unvandan daha fazlasını anlatır.
O görevin verildiği şehre, verildiği zamana ve omuzlarına bırakıldığı insana bakmak gerek.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesini ben böyle okuyorum.
Bir tarafta tarihinin en ağır yıkımlarından sonra yeniden ayağa kalkmaya çalışan Kahramanmaraş…
Diğer tarafta bu şehrin sorumluluğunu genç yaşında üstlenmiş bir belediye başkanı…
Şimdi o başkanın önünde, kendi şehrinin sınırlarını aşan yeni bir çalışma alanı..
Bu gelişme, Kahramanmaraş adına gurur verici. Fakat asıl kıymeti, bundan sonra yapılacak işlerle ortaya çıkacak olması.
Fırat Görgel, üye belediye başkanlarının oy birliğiyle bu göreve seçildi. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkür etti.
Peki, Cumhurbaşkanı’nın desteğini taşıyan bu tercihi nasıl okumalıyız?
Erdoğan’ın zihninden geçenleri bilemeyiz. Ancak yazan biri olarak benim gördüğüm şu: Genç bir yerel yöneticinin daha geniş bir sorumluluk alanında tecrübe kazanmasına, kendisini göstermesine ve şehirler arasında bağ kurmasına imkân açılması..
Bu, Sayın başkan Görgel’e duyulan güvenin bir işareti olarak değerlendirilebilir.
Aynı zamanda ağır bir beklenti.
Çünkü güven, yalnızca insanı onurlandırmaz; ondan daha fazlasını ister.
Daha fazla çalışma, daha dikkatli karar, daha güçlü temsil…
Kahramanmaraş’ta atılan bir adımın karşılığı artık Türk dünyasındaki başka bir şehirde de aranacak. Görgel’in sözü daha geniş bir çevrede duyulacak, yaptığı işler daha fazla göz tarafından izlenecek..
Yeni görevin gerçek ağırlığı burada başlıyor.
Bakınız, Mehmet Özhaseki denildiğinde, Kayseri’nin imarında bıraktığı iz ile yerel yönetimlerden ülke yönetimine uzanan yolculuğunu birlikte düşünürüm.
Bir şehirde kazanılan tecrübenin, daha büyük sorumlulukların kapısını nasıl açabildiğini gösteren bir örnektir bu.
Fırat Görgel’e bakarken de aynı ışığı görüyorum.
Bu benzetmeyi, gelecekte hangi makama geleceğini söylemek için yapmıyorum. Siyasetin yarınına bugünden hüküm vermek mümkün değil.
Benim dikkat çektiğim, yolun başlangıcındaki ölçü. Bir yöneticinin yükselişini kalıcı kılan şey, geride bıraktığı hizmettir.
Özhaseki’nin Kayseri ile kurduğu ilişkiyi hatırlatan da budur. Görgel’in gelecekteki karşılığı ise Kahramanmaraş’ta ortaya koyacağı eserlerle şekillenecek.
Bu şehrin yollarında, altyapısında, mahallelerinde ve insanlarının hayatında bırakacağı iz…
Yıllar sonra insanlar bir hizmetten söz ederken onun adını hatırlıyorsa, işte o zaman görevini şehrin hafızasına yazdırmış olacak..
Ben Fırat Görgel’de bu potansiyeli görüyorum. Yeni görevin de bu potansiyeli geliştirecek bir fırsat olduğuna inanıyorum.
Kahramanmaraş, 6 Şubat’tan sonra dayanışmanın ne demek olduğunu en ağır şartlarda öğrendi.
Bir ekmeğin paylaşılmasını, uzaktan gelen bir elin nasıl umut olduğunu, bir şehrin ayağa kalkması için ne kadar çok insanın birlikte çalışması gerektiğini gördü.
Görgel’in Türk dünyasının deprem sonrasında gösterdiği kardeşliği hatırlatması bu yüzden anlamlı.
Şimdi o dayanışmanın kalıcı iş birliklerine dönüşmesi gerekiyor.
Afetlere hazırlıkta ortak çalışmalar yapılabilir. Belediyeler birbirlerinin altyapı tecrübelerinden yararlanabilir. Kültürel mirasın korunmasında, ulaşımda ve yerel kalkınmada birlikte öğrenmenin yolları açılabilir.
Başkanın konuşmasında sıraladığı bu başlıklar, yeni dönemin çalışma alanını tarif ediyor.
Başarı, bu başlıkların ne kadarının somut sonuçlara dönüşeceğiyle ölçülecek.
Bir toplantının ardından başka bir şehirde çözülen sorun, paylaşılan bilgi sayesinde önlenen kayıp, kurulan bağ sayesinde açılan yeni imkân…
Birliğin gücü, vatandaşın hayatına ulaşabildiği ölçüde büyüyecek.
Başkan Görgel’in konuşmasındaki şu cümleyi ayrıca önemsiyorum:
“Şehirlerimizi birbirine yaklaştırırken gönüllerimizi de birbirine yaklaştıracağız.”
Güzel bir söz..
Onu değerli kılacak olan, arkasından gelecek davranış.
Bir belediyenin diğerinin ihtiyacını duyması, zor zamanında yanında bulunması, kendi tecrübesini paylaşması… Kardeş şehir ilişkisinin gündelik hayatta karşılık bulması…
Gönül bağı böyle kurulur.
Kahramanmaraş bu bağı kurabilecek tarihî ve kültürel bir birikime sahip. Şiiriyle, edebiyatıyla, emeğiyle ve istiklal mücadelesiyle anlatacak çok şeyi var.
Fırat Görgel’in önündeki görev, bu birikimi iyi temsil etmek ve yeni ilişkilerle zenginleştirmek olmalı.
Bir Kahramanmaraşlı olarak bu gelişmeden gurur duyuyorum.
Bir köşe yazarı olarak da yeni görevin sonuçlarını takip etmeyi sorumluluk sayıyorum.
Başkanın başarılı olmasını istemek, çalışmalarına dikkatle bakmayı gerektirir. Verilen sözlerin karşılığını görmek, ortaya çıkan hizmeti teslim etmek, eksik kalan yerde hatırlatmak gerekir.
Fırat Görgel’in önünde kıymetli bir fırsat var.
Bu fırsatın temeli Kahramanmaraş’tır. Türk dünyasına uzanan her yeni bağın, bu şehrin insanına da bir katkısı olması beklenir.
Benim Görgel’e dair umudum tam da burada duruyor: Kahramanmaraş’ta hizmetle güçlenen, kazandığı tecrübeyi daha geniş bir coğrafyaya taşıyan bir yönetici olması…
Mehmet Özhaseki örneğini hatırlarken kastettiğim yol bu.
Çünkü makamların süresi vardır; hizmetin hatırası çok daha uzun yaşar.
Yıllar sonra bir insan, yapılan bir işe bakıp “Allah razı olsun” diyorsa, o yöneticinin asıl kazancı oradadır.
Fırat Görgel, yarın neden bir Mahir Ünal, bir Mehmet Özhaseki, bir Murat Kurum gibi daha büyük sorumluluklar üstlenmesin?
Ben, bugün kazandığı tecrübenin böyle bir yolculuğa zemin hazırlayabileceğine inanıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğini de Görgel’in geçtiği merhalelerin ve taşıdığı potansiyelin görüldüğüne dair bir işaret olarak okuyorum.
Ancak bu yolculukta ekip belirleyicidir. Başkanın gayretini doğru işlerle tamamlayan kadrolar onu ileriye taşır; ihmal ve yanlışlar ise yılların emeğini gölgeleyebilir. İnşallah çalışma arkadaşları, kendilerine emanet edilen sorumluluğun hakkını verir; bir hatanın faturasını hem başkana hem de şehre ödetmezler.
Çünkü yükselen sorumluluk, başkan kadar ekibinden de liyakat, dikkat ve hesap verme bilinci ister.
Rabbim Fırat Görgel’e, kendisine duyulan güvenin hakkını verecek gayret, doğru kararlar alacak basiret ve taşıdığı sorumluluğu unutmayacak bir gönül nasip etsin.
Kahramanmaraş’a bıraktığı iz büyüsün; Türk dünyasına uzanan yolu hayırlı hizmetlerle dolsun.
Amin.
