Başta söylüyorum yazımda Gaziantep’e saldırmıyor…
Milletvekillerini hedef almıyor…
Ama Kahramanmaraş’ın hakkını sonuna kadar savunuyorum..
“Bu şehir pazarlık konusu değildir.”
Karayolları Bölge Müdürlüğü de, PTT Bölge Müdürlüğü de Kahramanmaraş’ın hakkıdır..
Bazen bir şehrin kaderi, belediye meclislerinde değil…
Bakanlık koridorlarında yazılır.
Bazen bir karar Resmî Gazete’de yayımlanmadan önce şehirlerin kaderini değiştirir.
Ve bugün Kahramanmaraş’ta herkes aynı soruyu soruyor:
Ankara’nın masasında Kahramanmaraş için ne konuşuluyor?
Çünkü ortada sıradan bir konu yok.
Bir bölge müdürlüğü meselesi de değil.
Bir tabela meselesi hiç değil.
Mesele, depremden çıkmaya çalışan bir şehrin geleceği.
Henüz birkaç ay önce PTT Baş Müdürlüğü Kahramanmaraş’ın elinden alındı.
Şehir üzüldü.
Ama sesini çok yükseltmedi.
“Devletimizin bir bildiği vardır” dedi.
Bugün ise Karayolları Bölge Müdürlüğü tartışmaları yaşanıyor.
İşte tam burada Kahramanmaraşlıların zihninde aynı soru dolaşıyor:
PTT’nin alınmasıyla başlayan süreç, bugün Karayolları Bölge Müdürlüğü için hazırlanan bir zeminin parçası mıydı?
Yoksa bütün bunlar sadece bir tesadüften mi ibaret?
Kimse kesin konuşamaz.
Ama herkes şunu biliyor:
Depremin merkez üssü olmuş bir şehir, bölgesel kurumlardan mahrum bırakılacak son şehir olmalıdır.
Çünkü Kahramanmaraş bugün Türkiye’nin en büyük yeniden inşa sahasıdır.
Yüzlerce kilometre yeni yol…
On binlerce yeni konut…
Yeni yerleşim alanları…
Yeni bağlantı yolları…
Yeni çevre yolları…
Ve bütün bunların ortasında Karayolları Bölge Müdürlüğü ihtiyacı.
Peki böylesine büyük bir dönüşüm yaşayan şehir neden hâlâ bölge müdürlüğü konusunda bekleyen tarafta olsun?
Biz Gaziantep’in aldığı yatırıma karşı değiliz.
Trabzonun da aldığı büyük yatırumlara da karşı değiliz.
Başka şehirlerin büyümesine de karşı değiliz.
Ama Kahramanmaraş’ın hakkının eksilmesine razı değiliz.
Çünkü bu şehir bedel ödedi.
Çünkü bu şehir acı çekti.
Çünkü bu şehir Türkiye’nin yükünü omuzladı.
Şimdi Ankara’nın da Kahramanmaraş’a omuz verme zamanı.
Bu yüzden mesele artık siyaset üstüdür.
Bu mesele AK Parti’nin de, CHP’nin de, MHP’nin de meselesi değildir.
Bu mesele Kahramanmaraş meselesidir.
Milletvekilleri…
Belediye başkanları…
Ticaret odaları…
STK’lar…
Ankara'da ki derneklerimiz..
Muhtarlar…
Basın…
Bu şehirde yaşayan herkes aynı cümleyi kurmalıdır:
“Kahramanmaraş hem PTT Bölge Müdürlüğünü hem de Karayolları Bölge Müdürlüğünü hak ediyor.”
Çünkü biri diğerinin alternatifi değildir.
Çünkü bu şehir pazarlık konusu değildir.
Ve inanıyoruz ki son sözü söyleyecek makam bellidir.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…
Kahramanmaraş’ın 6 Şubat’ta ne yaşadığını en iyi bilen isimlerden biridir.
Bu yüzden bu şehir bugün Ankara’ya değil…
Doğrudan Cumhurbaşkanına sesleniyor:
Kahramanmaraş’ın hakkı eksiltilmesin.
Kahramanmaraş’ın eli güçlendirilsin.
Çünkü bu şehir lütuf istemiyor.
Sadece hakkını istiyor.
Ve bazen bir şehrin kaderini değiştiren şey…Tam da o son sözdür.
Depremin merkez üssü olmuş bir şehirden kurum alınmaz, kurum kazandırılır.
Çünkü burada Bakan Uraloğlu bir şeyi hatırlatıyor:
“Kahramanmaraş’ı unutmadık, Göksun Yolu gibi Türkiye’nin en önemli ulaşım projelerinden birini bu şehre kazandırdık.”
Hakkını teslim edelim…
Sayın Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı Kahramanmaraş-Göksun Yolu paylaşımı da dikkat çekiciydi.
80 kilometrelik güzergâhın 64 kilometreye düşürüldüğünü, 80 dakikalık yolculuğun 41 dakikaya indiğini, 11 çift tüp tünel ve viyadüklerle Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan dev eserin altını özellikle çizdi.
Doğrudur…
Kahramanmaraş-Göksun Yolu bu şehrin kaderini değiştiren yatırımlardan biridir.
İşte tam da bu yüzden bugün Kahramanmaraşlılar aynı iradeyi Karayolları Bölge Müdürlüğü ve PTT Bölge Müdürlüğü konusunda da görmek istiyor.
Göksun Yolunu yapan irade, Karayolları Bölge Müdürlüğünü neden Kahramanmaraş’a vermesin?
Vesselam.
