Kur’an’ın en temel mesajlarından biri, insanı kula kul olmaktan çıkarıp yalnızca Allah’a kul kılmaktır. Nahl Suresi 36. Ayet’te Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
“Andolsun ki, biz her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin ve tâğuttan sakının’ diye bir peygamber gönderdik.”
Bu ayet, bütün peygamberlerin ortak misyonunu ortaya koyar:
Tevhid;Her peygamberin gönderiliş amacı, halkını bâtıl otoritelerden, beşeri egemenliklerden, sahte ilahlardan kurtarıp yalnızca Allah’a kul yapmaktır.
Bu kolay bir yol değildir. Bu mücadele bedel ister. Ve peygamberler bu bedeli en ağır şekilde ödeyenlerdir…
*Hz. Zekeriya, tevhid mücadelesi uğruna bir ağacın içine sığınmışken, düşmanları onu orada testereyle biçmiştir. Yani sadece canı değil, onuru, huzuru, hayatı elinden alınmıştır…
*Hz. Yunus, kavminden yüz çevirdiği için Rabbinden gelen imtihanla balığın karnında karanlıklar içinde kalmış; ama orada bile Rabbine dönmüş, tevhid çağrısına yeniden sarılmıştır…
Hz. Musa, Firavun gibi azgın bir sistemin karşısında, bir avuç inananla dimdik durmuş, hem halkının kurtuluşuna vesile olmuş hem de yıllarca sürgün ve zorlukla sınanmıştır…
Hz. İsa, sadece Allah’ın vahyini tebliğ ettiği için inkârla, iftirayla, ölüm tehdidiyle karşılaşmış; onu çarmıha germek isteyen bir toplumun hedefi olmuştur…
Ve en yüce örnek: Hz. Muhammed (s.a.s.). Taşlandı, alaya alındı, boykota uğradı, vatanından çıkarıldı, defalarca öldürülmek istendi…
Ama o hiçbir zaman davasından dönmedi. Hep affetti, hep merhamet etti, hep sabretti…
İşte ben bugün bu kutlu zincirin bir halkası olma gayretindeyim…
Davam aynı dava: Tevhid. Yolum aynı yol: Sünnet. Hedefim aynı hedef: Allah’a kulluk…
Zaman zaman yorulduğumuz oluyor, elbette. İnsanların vurdumduymazlığı, cehaleti, hatta zaman zaman gösterdiği zulüm,omuzlarımızı düşürebiliyor…
Ama o anlarda kendime şu soruyu soruyorum:
“Resulullah bu durumda ne yapardı?”
Cevabı biliyorum.
Sabrederdi, dua ederdi, tevekkül ederdi. O zaman ben de yeniden diriliyorum…
Peygamberlerin çektiklerini hatırladıkça, kendi sıkıntılarım bana hafif geliyor. Onlar halklarının hem elinden hem dilinden eziyet gördüler. Ama hiçbir zaman vazgeçmediler.
Çünkü bu mücadele, insanın Allah’a kul olma mücadelesidir. Ve bu, dünyadaki en şerefli yolculuktur…
Ben de bu yolculuğun yolcusu olmaya talibim. Kula kulluğu reddedip, sadece Allah’a kulluğa çağırmak...
Bu çağrının kıymetini bilenlerden eylesin Rabbim beni…
Rabbim, beni peygamberlerin sabrıyla sabreden, onların izinden yürüyen, davalarına sadakatle bağlı kalan kullarından eyle.
Beni kula kulluktan muhafaza edip, sadece Sana kul olanlardan kıl. Kalbime sebat, dilime hikmet, halime edep ve merhamet nasip eyle.
Bu yolda yürürken yorulduğumda beni tekrar dirilt, tıpkı peygamberlerini dirilttiğin gibi…
Selam ve dua ile kalınız…
