Zuhal Karakoç’tan Meclis’te güçlü vefa çağrısı: “Gaziliğin yüzdesi, oranı, derecesi olmaz”
Zuhal Karakoç’tan Meclis’te güçlü vefa çağrısı: “Gaziliğin yüzdesi, oranı, derecesi olmaz”
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç, TBMM Genel Kurulu’nda şehit yakınları ve gazilerin haklarında iyileştirmeler öngören kanun teklifi üzerine MHP Grubu adına yaptığı konuşmada dikkat çeken mesajlar verdi. Karakoç, şehit aileleri ve gazilere sahip çıkmanın yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, Türk devlet geleneğinden kaynaklanan bir “namus ve vefa borcu” olduğunu vurgularken, askerî hastanelerin yeniden açılması çağrısında bulundu. “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine söz alan Karakoç, konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri anarak başladı.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç, TBMM Genel Kurulu’nda şehit yakınları ve gazilerin haklarında iyileştirmeler öngören kanun teklifi üzerine MHP Grubu adına yaptığı konuşmada dikkat çeken mesajlar verdi. Karakoç, şehit aileleri ve gazilere sahip çıkmanın yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, Türk devlet geleneğinden kaynaklanan bir “namus ve vefa borcu” olduğunu vurgularken, askerî hastanelerin yeniden açılması çağrısında bulundu. “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine söz alan Karakoç, konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri anarak başladı.
“ONLARIN BU VATANA ÖDEDİKLERİ BEDELİN KARŞILIĞINI VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Vatanın birliği, devletin bekası ve milletin istiklali uğruna şehit düşenler ile gazilik onurunu taşıyan kahramanlara duyulan minnetin hiçbir maddi ölçüyle karşılanamayacağını belirten Karakoç, şehit anne ve babalarından eş ve çocuklarına, vücudunda kurşun ve şarapnel parçaları taşıyan gazilere kadar bütün fedakârlıkların devlet açısından büyük bir emanet olduğunu söyledi.
Karakoç, “Onların milletimize bıraktığı emanetin maddi bir ölçüsü, fedakârlıklarının dünyevi bir karşılığı yoktur” diyerek, devlete düşen görevin bu vefa borcunu adaletle, şehitlerin bıraktığı mirasa sadakatle ve devletin bütün imkânlarını seferber ederek yerine getirmek olduğunu ifade etti.
“ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK NAMUS BORCUDUR”
Türk devlet geleneğinde vefanın devlet ahlakının özü olduğuna dikkat çeken Karakoç, Türkiye Cumhuriyeti’nin şehitlerine, gazilerine ve onların ailelerine sahip çıkmasının tarihinden ve töresinden kaynaklanan bir sorumluluk olduğunu söyledi.
“Türk milleti, ordu millet olduğu kadar aynı zamanda gazi bir millettir” diyen Karakoç, Anayasa’nın 61’inci maddesinin de şehitlerin dul ve yetimleri ile malul ve gazilerin korunmasını devletin açık görevi olarak belirlediğini hatırlattı.
ŞEHİT ANNE VE BABALARINA ASGARİ GELİR GÜVENCESİ
Görüşülen kanun teklifinin getirdiği düzenlemeleri de anlatan Karakoç, tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin anne ve babalarına bağlanan toplam aylığa ilişkin asgari gelir güvencesinin güçlendirileceğini belirtti.
Bugüne kadar belirli statüler için uygulanan korumanın bütün vazife malullerinin anne ve babalarını kapsayacak şekilde genişletileceğini ifade eden Karakoç, anne ve babaya bağlanan toplam aylığın net asgari ücretin altında kalmamasının güvence altına alınacağını kaydetti.
Karakoç, “Evladını vatan toprağına emanet eden bir anneyle babanın geçim endişesiyle baş başa bırakılmaması, 21. asra Türk mührünü vurmaya namzet bir devletin başlıca ödevlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

GAZİLERİN EVDE BAKIM DESTEĞİNDE YENİ DÜZENLEME
Bakıma muhtaç gaziler ve vazife malulleri açısından evde bakım desteğinin net asgari ücretin iki buçuk katına çıkarılacağını aktaran Karakoç, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında da iyileştirme yapılacağını belirtti.
Karakoç, bu düzenlemelerin temelindeki anlayışı, “Türk milleti, kendisi için bedel ödeyen evladını unutmaz; Türk devleti de o fedakârlığı sahipsiz bırakmaz” sözleriyle ifade etti.
KARAKOÇ: “GAZİLİĞİN YÜZDESİ, ORANI, DERECESİ OLMAZ”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gazilik konusundaki yaklaşımına da dikkat çeken Karakoç, Bahçeli’nin, “Gaziliğin yüzdesi, oranı, derecesi, onu bunu olmaz, olmamalıdır” sözlerini hatırlattı.
Gaziliğin birtakım oran ve hesaplarla ölçülemeyecek kadar yüce bir mertebe olduğunu vurgulayan Karakoç, “Gazilik; aziz Türk milletinin bekası uğruna canla, kanla ve imanla yazılmış bir iftihar vesikasıdır” dedi.
“VÜCUDUNDA ŞARAPNEL TAŞIYAN KAHRAMANLARIMIZ HAKLARIN DIŞINDA KALDI”
Terörle mücadele sırasında yaralanan ancak mevcut mevzuattaki kriterler nedeniyle malul sayılmayan gazilerin yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Karakoç, yıllarca vücudunda kurşun ve şarapnel parçalarıyla yaşayan, mayın ve patlayıcıların izlerini taşıyan birçok kahramanın gaziliğe bağlı bazı haklardan yararlanamadığını söyledi.
Kanun teklifinin bu alanda yıllardır vicdanları yaralayan bir soruna müdahale ettiğini belirten Karakoç, terörle mücadelede yaralanmasına rağmen mevcut ölçüler nedeniyle malul sayılmayanların durumunun daha hakkaniyetli bir zeminde yeniden ele alınacağını ifade etti.
YENİDEN MUAYENE YAŞ SINIRI 41’DEN 55’E ÇIKIYOR
Vazife ve harp malullerinin yeniden muayene uygulamalarında da değişiklik öngörüldüğünü belirten Karakoç, erbaş ve erler bakımından yeniden muayene yaş sınırının 41’den 55’e çıkarılacağını söyledi.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaralandığı hâlde malul sayılmayan vatandaşlar ve kamu görevlilerinin de teklif kapsamına alınacağını aktaran Karakoç, bu kişilere fedakârlıklarının karşılığı olarak aylık bağlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.

“GAZİ MECLİSİN GAZİLERİNE SAHİP ÇIKMASI TARİHÎ SORUMLULUĞUDUR”
15 Temmuz gecesi TBMM’nin bombalandığını hatırlatan Karakoç, İstiklal Harbi’nin karargâhı olması nedeniyle “Gazi” unvanını taşıyan Meclisin o gece gazilik şerefini bir kez daha tescillediğini söyledi.
Karakoç, “Gazilerimize sahip çıkmak, TBMM’nin kendi tarihine karşı başlıca sorumluluğudur” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu teklifin nihai bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğini de belirten Karakoç, bunun şehit yakınları ve gazilerin haklarının aşama aşama iyileştirildiği “vefa yürüyüşünün önemli bir merhalesi” olduğunu dile getirdi.
KARAKOÇ’TAN ASKERÎ HASTANE ÇIKIŞI
Konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birini askerî sağlık sistemi ve askerî hastanelere ayıran Karakoç, savaş ve operasyon yaralanmalarının kendine özgü şartları bulunduğunu belirterek Türkiye’nin askerî tıp geleneğinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mayın ve patlama travmaları, harp cerrahisi, ağır yanıklar, uzuv kayıpları, muharebe psikolojisi ve sahadan ameliyathaneye uzanan tahliye zincirinin sıradan bir sağlık organizasyonunun ötesinde ihtisas gerektirdiğini vurgulayan Karakoç, askerî tıp birikiminin önemine dikkat çekti.
“ASKERÎ HASTANELERİN YENİDEN AÇILMASI MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR”
Askerî hastaneleri Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ulaşan askerî tıp hafızasının ve harp cerrahisi tecrübesinin önemli bir parçası olarak nitelendiren Karakoç, Türkiye’nin güçlü ordusuyla uyumlu müstakil bir askerî sağlık sistemine ihtiyaç duyduğunu savundu.
Karakoç, bu konudaki çağrısını şu sözlerle ortaya koydu:
“Askerî hastanelerin yeniden açılması millî güvenlik meselesidir. Muharebe sahasında alınan yaranın mahiyetini, patlamanın bedende bıraktığı görünür ve görünmez tahribatı, harp cerrahisinin sürat ve ihtisas gerektiren şartlarını en iyi bilen yapı; müstakil bir askerî sağlık sistemidir.”
Gazilerin yaralarının hukukta daha hakkaniyetli şekilde tanımlanması kadar, bu yaraları cephede tanıyacak hekimlerin yetiştirilmesinin de önemli olduğunu belirten Karakoç, askerî tıp geleneğinin ve askerî hastanelerin yeniden ihya edilmesi gerektiğini ifade etti.
“ÖLÜRSEM ŞEHİT, KALIRSAM GAZİYİM DİYEN VATAN EVLATLARINA BORÇLUYUZ”
Konuşmasının sonunda milletvekillerine kanun teklifine destek çağrısında bulunan Karakoç, “Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim” diyerek görev yapan vatan evlatlarına hak ettikleri itibarı göstermenin Meclisin görevi olduğunu söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin, şehitlerin emanetlerinin ve gazilerin menfaatine olan düzenlemeleri desteklediklerini belirten Karakoç, kanun teklifinin Türkiye ve Türk milleti için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Karakoç’un TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Gaziliğin yüzdesi olmaz” mesajı ile askerî hastanelerin yeniden açılmasını “millî güvenlik meselesi” olarak nitelendirmesi öne çıkan iki önemli başlık oldu.
K.Maraş HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
