Kahramanmaraş’ta Camiler Haftası’na Anlamlı Açılış: “Cami Hayatın Merkezidir”
Kahramanmaraş’ta Camiler Haftası’na Anlamlı Açılış: “Cami Hayatın Merkezidir”
Kahramanmaraş’ta Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla düzenlenen programda camilerin ibadet hayatındaki yerinin yanı sıra eğitim, kardeşlik, dayanışma ve toplumsal rehberlik alanlarında üstlendiği görevler ele alındı. İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, “Cami, sadece içerisinde namaz kılınan bir mekân değildir; cami hayatın merkezidir” dedi.
Kahramanmaraş’ta Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla düzenlenen programda camilerin ibadet hayatındaki yerinin yanı sıra eğitim, kardeşlik, dayanışma ve toplumsal rehberlik alanlarında üstlendiği görevler ele alındı. İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, “Cami, sadece içerisinde namaz kılınan bir mekân değildir; cami hayatın merkezidir” dedi.
PROTOKOLDEN YOĞUN KATILIM
Kahramanmaraş Valiliği İl Müftülüğü tarafından 2026 yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası kapsamında düzenlenen açılış programı, Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

“Cami ve Sosyal Hayat” temasıyla düzenlenen programa Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Beşen, Dulkadiroğlu Kaymakamı Hicabi Aytemür, Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir, Kahramanmaraş İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Sadık Gülecen, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Genel Sekreteri Fatih Tiyek, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, ilçe müftüleri, din görevlileri, kadın Kur’an kursu öğreticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

PROGRAM KUR’AN-I KERİM TİLAVETİYLE BAŞLADI
Program, Abdülhamithan Camii imam hatibi Kurra Hafız Harun Başboğa tarafından gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Tilavetin ardından kürsüye gelen İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın caminin toplum hayatındaki yerini, din görevliliğinin anlamını ve insanlara karşı taşınan sorumluluğu yeniden düşünmek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Güller, haftanın yalnızca bir kutlama dönemi olmadığını; yürütülen din hizmetlerinin anlamını, sorumluluğunu ve toplum üzerindeki etkisini yeniden hatırlama vesilesi taşıdığını ifade etti.

GÜLLER: “CAMİ HAYATIN MERKEZİDİR”
Camilerin yalnızca namaz kılınan yapılar olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Güller, caminin insanı Rabbiyle, insanı da insanla buluşturan bir rahmet iklimi olduğunu belirtti.
Güller, “Biz biliyoruz ki cami, sadece içerisinde namaz kılınan bir mekân değildir. Cami, hayatın merkezidir. İnsanın Rabbine yöneldiği, insanla insanın buluştuğu, kardeşliğin ve dayanışmanın yaşandığı, gönüllerin huzur bulduğu bir rahmet iklimidir” ifadelerini kullandı.
Camilerin Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar sosyal hayatın merkezinde bulunduğunu dile getiren Güller, bu mekânların tarih boyunca ibadetle birlikte eğitim, istişare ve dayanışmaya da ev sahipliği yaptığını söyledi.
Güller, “Camilerimizde ibadet vardı, eğitim vardı, istişare vardı, dayanışma vardı; kısacası hayat vardı. Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından belirlenen ‘Cami ve Sosyal Hayat’ teması, caminin nasıl bir medeniyet tasavvurunun merkezinde bulunduğunu yeniden hatırlamamız açısından son derece anlamlıdır” dedi.

“DİN GÖREVLİLİĞİ SADECE BİR MESLEK DEĞİLDİR”
Konuşmasında din görevlilerinin toplumun farklı kesimleriyle kurduğu güçlü bağa dikkat çeken Güller, din hizmetinin yalnızca camide ve belirli vakitlerde yerine getirilen bir görevden ibaret olmadığını belirtti.
Din görevlilerinin insanların hayatının en sevinçli ve en hüzünlü anlarında yanlarında bulunduğunu ifade eden Güller, şöyle konuştu:
“Bir çocuğun Kur’an’la ilk tanışmasına, bir gencin hayatına yön arayışına, bir ailenin sevincine, bir annenin duasına, bir babanın endişesine, bir yaşlının yalnızlığına ve bir cenaze evinin hüznüne şahit oluyoruz. Bazen bir insanın en mutlu gününde, bazen de hayatının en zor anında yanında bulunuyoruz. Dolayısıyla yaptığımız işin sadece bir meslek olmadığının farkındayız.”
Din görevlilerine emanet edilen cami, kürsü ve minberin büyük bir sorumluluk taşıdığını kaydeden Güller, bu emanetlerin merkezinde ise insanın bulunduğunu vurguladı.
Yapılan her hizmetin, söylenen her sözün ve sergilenen her davranışın toplumda bir karşılığı olduğunu ifade eden Güller, din görevliliğinin ciddiyet, gayret ve samimiyet gerektirdiğini belirtti.

DİJİTAL ÇAĞDA YENİ BİR İLETİŞİM SORUMLULUĞU
İletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişime de değinen İl Müftüsü Güller, günümüzde bilgiyle birlikte yanlış ve zararlı içeriklerin de kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini söyledi.
Bir telefon ekranının çocukların ve gençlerin dünyasına saniyeler içerisinde sayısız bilgi, düşünce ve mesaj taşıdığını belirten Güller, hakikat ile yalanın, doğru ile yanlışın ve faydalı ile zararlının birbirine karışabildiği bir iletişim çağında yaşandığını kaydetti.
Bu tablonun din görevlilerine yeni sorumluluklar yüklediğini ifade eden Güller, “Kendimizi sürekli yenilemenin, teknolojiyi tanımanın, gençlerin dünyasını anlamanın ve yeni iletişim kanallarını kullanmanın artık bir tercih olmaktan çıkıp gerekliliğe dönüştüğünün farkındayız” dedi.

“KENDİMİZİ YENİLEMEK, DEĞERLERİMİZİ DEĞİŞTİRMEK DEĞİLDİR”
Teknolojik gelişmelere ve değişen iletişim biçimlerine uyum sağlarken temel değerlerin korunması gerektiğini vurgulayan Güller, din hizmetlerinde samimiyetin ve insanla kurulan sıcak ilişkinin önemini dile getirdi.
Güller, “Değerlerimizi, samimiyetimizi, insanla kurduğumuz sıcak ilişkiyi ve temsil ettiğimiz hakikatin özünü korumalıyız. Çünkü kendimizi yenilemek, değerlerimizi değiştirmek değildir. Tam tersine, değişen dünyanın içerisinde değişmeyen hakikatleri insanımıza ulaştırabilecek bir dil ve iletişim imkânı geliştirmektir” ifadelerini kullandı.
“HİZMETİMİZİN UFKU CAMİNİN DUVARLARIYLA SINIRLI DEĞİLDİR”
Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet alanının camiler ve Kur’an kurslarıyla sınırlı kalmadığını belirten Güller; okullar, gençlik merkezleri, hastaneler, ceza infaz kurumları ve öğrenci yurtlarında görev yapan manevi danışmanların toplumun farklı kesimlerine ulaştığını söyledi.
Bağımlılıkla mücadele, gençlik, engellilik ve göç başta olmak üzere pek çok alanda hizmet verildiğini ifade eden Güller, “Cami bizim merkezimizdir; fakat hizmetimizin ufku caminin duvarlarıyla sınırlı değildir. İnsanımızın bulunduğu her yerde olmaya devam ediyoruz” dedi.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı din görevlilerinin kıymetini hatırlama ve taşıdıkları büyük sorumluluğu yeniden idrak etme vesilesi olarak gördüğünü belirten Güller, konuşmasını dualarla tamamladı.
Güller, ahirete irtihal eden din görevlilerini ve aziz şehitleri rahmetle anarak görev başındaki din görevlilerine sağlık, huzur ve başarı diledi.

GÜLDEMİR CAMİ, CEMAAT VE SOSYAL HAYAT İLİŞKİSİNİ ANLATTI
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir’in katılması planlanan programa mazereti nedeniyle gelemediği belirtildi. Demir’in yerine programa katılan Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir, “Cami ve Sosyal Hayat” başlıklı konferans verdi.
Camiyi, cemaati ve din görevlilerini sosyal hayatın bütünlüğü içerisinde ele alan Güldemir, Kur’an-ı Kerim’de insanın yaratılış gayesine ilişkin bildirilen sorumluluklara dikkat çekti.
Hûd suresinin 61’inci ayetinde insanın yeryüzünden yaratıldığı ve yeryüzünü imarla görevlendirildiğinin bildirildiğini hatırlatan Güldemir, Zâriyât suresinin 56’ncı ayetine atıfta bulunarak insanın temel yaratılış gayelerinden birinin de kulluk olduğunu ifade etti.
Yeryüzünün gerçek anlamda imar edilmesinin insanın kendi gönül dünyasını imar etmesine bağlı olduğunu belirten Güldemir, kalplerin ve gönüllerin imar edildiği başlıca merkezlerin mescitler ve camiler olduğunu söyledi.

“ALLAH’IN EN SEVGİLİ MEKÂNLARI MESCİTLERDİR”
Peygamber Efendimizin mescitlere verdiği önemi hatırlatan Güldemir, camilerin Allah’a kulluğun, ilmin, kardeşliğin ve toplumsal dayanışmanın merkezi olduğunu vurguladı.
İslam tarihindeki ilk mabet ve mescitlerden örnekler veren Güldemir; Kâbe’nin insanlık için kurulan ilk mabet olduğunu, İslam’ın ilk yıllarında Dârülerkam’ın Müslümanların buluşma ve eğitim merkezi olarak kullanıldığını anlattı.
Hicret sırasında Kuba Mescidi’nin, Medine’ye ulaşılmasının ardından ise Mescid-i Nebevî’nin inşa edildiğini hatırlatan Güldemir, Mescid-i Nebevî’nin ibadetle birlikte eğitim, istişare, yardımlaşma, adalet ve toplumsal dayanışmanın merkezi hâline geldiğini ifade etti.
Güldemir, camilerin tarih boyunca toplumu bir arada tutan, insanların birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayan, ihtiyaç sahipleriyle imkân sahiplerini buluşturan ve kardeşlik hukukunu güçlendiren mekânlar olduğunu dile getirdi.

CAMİ, CEMAAT VE DİN GÖREVLİSİ BİRLİKTELİĞİ
Konferansında cami, cemaat ve din görevlisi arasındaki bağa geniş yer ayıran Güldemir, caminin yalnızca fiziki yapısıyla değil, içerisinde oluşan cemaat bilinciyle anlam kazandığını belirtti.
Cemaatin camiye aidiyet duymasının, din görevlisinin de mahallesindeki insanlarla samimi bir iletişim kurmasının sosyal hayat açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Güldemir, camilerin çocuklara, gençlere, kadınlara, yaşlılara ve toplumun bütün kesimlerine açık olması gerektiğini kaydetti.
Din görevlisinin mihrapta namaz kıldıran ve minberde hutbe okuyan kişi olmasının ötesinde, görev yaptığı bölgenin manevi rehberi olduğunu vurgulayan Güldemir, vatandaşların sevinçlerine ve sıkıntılarına ortak olan bir hizmet anlayışının önemine dikkat çekti.

GÜLLER’DEN GÜLDEMİR’E ÇİÇEK TAKDİMİ
Konferansın ardından Kahramanmaraş İl Müftüsü Dr. Hasan Hüseyin Güller, programa katılımı ve yaptığı değerlendirmeler dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir’e çiçek takdim etti.
Güller, “Cami ve Sosyal Hayat” temasını tarihî, dinî ve toplumsal yönleriyle ele alan Güldemir’e teşekkür etti.

İLAHİ KOROSU BÜYÜK ALKIŞ ALDI
Programın kültürel bölümünde, Mehmet Çetin yönetimindeki Kahramanmaraş İl Müftülüğü İlahi Korosu sahne aldı.
Seslendirdiği ilahilerle programa manevi bir atmosfer kazandıran koro, salondaki davetlilerden büyük alkış aldı. Koro üyelerinin performansı, Camiler ve Din Görevlileri Haftası programının ilgi gören bölümlerinden biri oldu.

BAŞARILI DİN GÖREVLİLERİNE BELGE VERİLDİ
Programın devamında görevlerinde başarılı çalışmalara imza atan kadın ve erkek din görevlilerine protokol üyeleri tarafından başarı belgeleri takdim edildi.

Din hizmetlerinin toplumun farklı kesimlerine ulaştırılması, cami hizmetlerinin geliştirilmesi ve yürütülen sosyal çalışmalar dolayısıyla başarılı bulunan görevliler tebrik edildi.

Camilerin ibadet mekânı olmanın ötesinde eğitim, kardeşlik, dayanışma, istişare ve toplumsal rehberlik merkezi olduğunun vurgulandığı program, günün anısına gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.






















K.Maraş HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
