Kahramanmaraşlı vatandaşlar Onikişubat Zahire Festivali’ne akın etti, köklü kültür yaşatıldı

Onikişubat (Web Sitesi) - Web Sitesi | 18.10.2026 - 22:43, Güncelleme: 19.10.2026 - 00:29
 

Kahramanmaraşlı vatandaşlar Onikişubat Zahire Festivali’ne akın etti, köklü kültür yaşatıldı

Hanifi Toptaş başkanlığındaki Onikişubat Belediyesi tarafından “Kadın emeği, zahirenin bereketiyle buluşuyor” sloganıyla düzenlenen Zahire Festivali, Kahramanmaraş’ın köklü zahire kültürünü, yöresel lezzetlerini ve kadın girişimcilerin üretim gücünü bir araya getirdi. EXPO Arasta Çarşısı’nda iki gün boyunca devam eden festivalin ikinci günü; geleneksel etkinlikler, gastronomi atölyeleri, söyleşiler ve yoğun katılımla renkli görüntülere sahne oldu.

Onikişubat Belediyesi, Kahramanmaraş’ın kültürel mirasını yaşatmak, yerel üretimi desteklemek ve kadın emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlediği etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz yıl Bağ Bozumu Festivali adıyla gerçekleştirilen organizasyon, bu yıl Zahire Festivali olarak devam ederken şehrin geçmişten günümüze uzanan zahire geleneğini yeniden gündeme taşıdı. 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde EXPO Arasta Çarşısı’nda gerçekleştirilen festival, Kahramanmaraş’ın zengin mutfak kültürünü, tarımsal üretim potansiyelini ve geleneksel yaşam biçimini ziyaretçilerle buluşturdu. Kadın kooperatifleri, yerel üreticiler ve girişimci kadınların katılımıyla kurulan stantlarda yöresel ürünler ve el emeği lezzetler tanıtılırken, festival alanında üretim, paylaşma ve dayanışma kültürü ön plana çıktı. Hapısa ve hedik kaynatma etkinlikleriyle geleneksel zahire hazırlıklarının yaşatıldığı festivalde, çocukların kültürel mirasla buluşmasına yönelik etkinlikler de düzenlendi. Gastronomi atölyeleri ve söyleşilerin yanı sıra yöresel lezzetlerin tanıtımına yönelik programlar, ziyaretçilere Kahramanmaraş’ın köklü mutfak kültürünü yakından tanıma fırsatı sundu. Başkan Toptaş: “Bu kültürün yeni nesillere aktarılmasını istiyoruz” Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş’ın sonbahar mevsiminde yaşattığı zahire geleneğinin kültürel önemine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl Bağ Bozumu Festivali olarak düzenlenen organizasyonun bu yıl Zahire Festivali adıyla devam ettiğini belirten Toptaş, festivali her yıl geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kahramanmaraş’ın zahire geleneğinin yeni nesillere aktarılmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Başkan Toptaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Kahramanmaraş'ta sonbahar mevsimi çok ayrı bir mana ifade ediyor. Sonbahar; zahirenin, Kahramanmaraş tabiriyle zahiranıntutulduğu mevsim. Tabii biz büyüklerimizden hep ‘zahira’ kelimesini duyarak büyüdük. Bu yıl ‘Zahire Festivali’ olarak bu organizasyonu yapalım dedik. Geçen sene ‘Bağ Bozumu’ olarak düzenlemiştik. Tabii bu yıl ikincisini düzenliyoruz. İnşallah bundan sonrasında da üstüne katarak, bu festivallere devam edeceğiz.Birinci hedefimiz tabii ki bu kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlamaktı. Biliyorsunuz, bu mevsimde Kahramanmaraş'ta hububat ürünleri hazırlanır, saklanır. Tarhananın yapıldığı, üzümün, cevizin hasadının yapıldığı, pekmezlerin kaynatıldığı ve kadınlarımızın hamaratlı ellerinde şıra ürünlerinin hazırlandığı mevsim olarak ifade edebiliriz. Birinci hedefimiz tabii ki bu kültürün devamlılığını sağlamaktı. Belki zahire tutulma noktasında bu işe şahit olan son jenerasyon biz olabiliriz. Çocuklarımız belki bunların nasıl yapıldığını bilmiyorlar. İnşallah bu organizasyonda hazırladığımız atölyelerle bunların nasıl yapıldığını da çocuklarımızın görmesini sağlayacağız. “Coğrafi tescilli ürünlerimizi tanıtmak istiyoruz” İkinci hedefimiz tabii, birazdan sayın bakanımız da ifade edecektir; birçok coğrafi tescilli ürünümüz var. Üç yüz rakımdan üç bin rakıma ulaşan bir topoğrafik yapıya sahibiz. Tabii belediyeler olarak bu durum aslında bizi hizmet götürme adına zorluyor ama beraberinde bu bereketli toprakları getiriyor. Elhamdülillah Kahramanmaraş'ta yetişmeyen herhangi bir bitki, ürün yok diyebiliriz. Ürünlerin en iyisi yetişiyor. Dolayısıyla bunlar da yine kadınlarımızın hamaratlı ellerinde buluştuğunda ortaya çok kaliteli ürünler çıkıyor. Bir diğer hedefimiz de bu coğrafi tescilli ürünlerimizin hem ulusal düzeyde ve uzun vadede tanıtımını sağlamak. Üçüncüsü ise bu organizasyonu yine her zamanki gibi kadın girişimcilerimizle yapıyoruz. Gerçekten çok yetenekli kadınlarımız var şehrimizde. Burada hem gastronomi konusunda hem de el emeği konusunda çok önemli işler çıkartan kadınlarımız var. Bu organizasyonu onlarla birlikte yapıyoruz. Hem onların gelişmelerini sağlamış oluyoruz hem de ekonomilerine de bu şekliyle katkı sağlamış oluyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde de kadın emeği çarşımızı hazırlayarak bunu kalıcı bir hale getireceğiz. “Gastronomi Akademimizde donanımlı şefler yetiştireceğiz” Birazdan gastronomi merkezimizin de açılışını gerçekleştireceğiz. Gastronomi merkezimizi aslında biz yedi ay öncesinde İstiklal Üniversitemizle birlikte oluşturmuştuk. İki adet sınıfımız var. Bir sınıfımızda İstiklal Üniversitesi ile birlikte burada aşçılar yetiştiriyoruz; dünya mutfaklarından, yine ülkemizin diğer mutfak kültürlerinden ve diğer sınıfımızda ise Kahramanmaraş'ta belki de unutulmaya yüz tutmuş veya yüz tutacak olan bizim kendi mutfak kültürümüze ait yiyeceklerin de burada üretimini yaparak yeni nesillere aktarılmasını sağlayacağız. İnşallah açılışını yapıp ilk mezunlarımıza da birazdan sertifikalarını vereceğiz.” Kirişci: “Zahire ve kiler kültürü, geçmişten gelen önemli bir mirasımız” 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci ise konuşmasında, zahire kültürünün yalnızca geleneksel bir hazırlık biçimi olmadığını, aynı zamanda gıda israfının önlenmesi ve afetlere karşı dayanıklı yaşam sistemlerinin oluşturulması açısından da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Geçmişten gelen zahirelik ve kiler kültürünün yeniden hatırlanması gerektiğini vurgulayan Kirişci, geleneksel birikimin günümüzün gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik meselelerine ışık tutabileceğini ifade etti. Kirişci, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Konu gıda olunca doğrudan bize bu görev tevdi ediliyor. Ama şunu söylemek istiyorum birkaç cümleyle; çünkü bu tür etkinliklerin kendi zihnimizde sürekli bir iz açması ve yol göstermesi gerekiyor. Biz aslında kendimizi tanımadan, yakınımızı tanımadan, uzağı tanıma çabası içine giren bir millet olduk. Halbuki bizim kadim kültürümüzden gelen çok özel, anlamlı ve değerli meziyetlerimiz var. Zahire ve kiler, zahirelik... Bunların hepsi bizim ecdadımızın uzun yıllardan beri bize aktardığı çok önemli faaliyetler. Bazen bazı konulara kök nedenlerine bakmadan maalesef konuşuyoruz. Bugün atıkla ilgili, adına sıfır atık da diyelim, gıda israfı da diyelim, ne dersek diyelim, bunun temelinde kendimize ait olan bu zahire ve zahirelik kültürüyle ilgili bu değerlerden uzaklaşmamızın çok büyük etkisi ve katkısı var. “Zahire kültürü, enflasyondan üretime her alanı etkiliyor” Halbuki ecdat gıda enflasyonu o gün belki vardı, yoktu; o ayrı bir konu. Ama eğer bugün gıda enflasyonunu konuşuyorsak, eğer bugün atıkları, sıfır atığı, gıda israfını konuşuyorsak, bizim bu kültürü bilmememizden kaynaklanıyor. Aslında bir başka kavram itibariyle bunu da söylemem lazım, sistemler: 6 Şubat depremini yaşadık. Evlerimizdeki su, çeşmeden akan suyu içiyorsak mesele yok, ama o bile kesildi. Hazır su alıyoruz, hazır ekmek tüketiyoruz, hazır gıda satın alıyoruz. Ve zahireliklerimiz boş. Başka amaçlar için ardiye olarak kullanıyoruz. Halbuki risklere dayanıklı sistemlerde bir afet yaşanması ihtimali varsa, bizi en azından 10 gün, 1 ay bizi rahatlatması lazım. Ama işte biz bundan uzaklaştığımız için israfı konuşuyoruz, sıfır atığı konuşuyoruz. Biz gıda enflasyonunu konuşuyoruz. İşte sisteme dayanıklı, risklere dayanıklı sistemler ancak bu şekilde kurulabilir. Anadolu insanının irfanını ve erdemini hepimizin hatırlaması gerekiyor. Dönüp kendi ecdadımıza bakmamız gerekiyor. Bu zahirelik, bu kiler niye vardı? Bunun içinde neler vardı? Bu ecdat burayı ne için kullandı? Bunlara ben bu festival sayesinde bir başlık açtığı için, böyle bir hatırlatmada bulunduğu için, gerçekten örnek ve öncü çalışmalarıyla değerli Onikişubat Belediye Başkanımız Hanifi Toptaş kardeşimize kalbi şükranlarımı sunuyorum ve çok teşekkür ediyorum. Bir kez daha karşılığını asla maddi manevi ödeyemeyeceğimiz kadınlarımıza, annelerimiz başta olmak üzere eli öpülesi kadınlarımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Çünkü bu festivalin de özünde, merkezinde yine kadın var.” Onikişubat Gastronomi Merkezi de açıldı Öte yandan Onikişubat Belediyesi ile Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi iş birliğinde oluşturulan gastronomi merkezinde, dünya mutfakları ve farklı yöresel mutfaklar üzerine aşçılık eğitimleri verilirken, Kahramanmaraş’a özgü ve unutulmaya yüz tutan yemeklerin de yaşatılması hedefleniyor. Festival programında gastronomi merkezinin açılışı ve ilk mezunlara sertifika verilmesi de yer aldı. Zahire Festivali’ne Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş ve eşi Derya Toptaş’ın yanı sıra 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci ve eşi Hanife Kirişci, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri İrfan Karatutlu ve Tuba Köksal, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Kahramanmaraş Garnizon Komutanı ve 2. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Hakan Kan, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Av. M. Burak Gül, Onikişubat Kaymakamı Salih Çiğdem, MHP Onikişubat İlçe Başkanı Koray Kıraç, AK Parti il başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Hanifi Toptaş başkanlığındaki Onikişubat Belediyesi tarafından “Kadın emeği, zahirenin bereketiyle buluşuyor” sloganıyla düzenlenen Zahire Festivali, Kahramanmaraş’ın köklü zahire kültürünü, yöresel lezzetlerini ve kadın girişimcilerin üretim gücünü bir araya getirdi. EXPO Arasta Çarşısı’nda iki gün boyunca devam eden festivalin ikinci günü; geleneksel etkinlikler, gastronomi atölyeleri, söyleşiler ve yoğun katılımla renkli görüntülere sahne oldu.

Onikişubat Belediyesi, Kahramanmaraş’ın kültürel mirasını yaşatmak, yerel üretimi desteklemek ve kadın emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlediği etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz yıl Bağ Bozumu Festivali adıyla gerçekleştirilen organizasyon, bu yıl Zahire Festivali olarak devam ederken şehrin geçmişten günümüze uzanan zahire geleneğini yeniden gündeme taşıdı.

17-18 Ekim 2026 tarihlerinde EXPO Arasta Çarşısı’nda gerçekleştirilen festival, Kahramanmaraş’ın zengin mutfak kültürünü, tarımsal üretim potansiyelini ve geleneksel yaşam biçimini ziyaretçilerle buluşturdu. Kadın kooperatifleri, yerel üreticiler ve girişimci kadınların katılımıyla kurulan stantlarda yöresel ürünler ve el emeği lezzetler tanıtılırken, festival alanında üretim, paylaşma ve dayanışma kültürü ön plana çıktı.

Hapısa ve hedik kaynatma etkinlikleriyle geleneksel zahire hazırlıklarının yaşatıldığı festivalde, çocukların kültürel mirasla buluşmasına yönelik etkinlikler de düzenlendi. Gastronomi atölyeleri ve söyleşilerin yanı sıra yöresel lezzetlerin tanıtımına yönelik programlar, ziyaretçilere Kahramanmaraş’ın köklü mutfak kültürünü yakından tanıma fırsatı sundu.

Başkan Toptaş: “Bu kültürün yeni nesillere aktarılmasını istiyoruz”

Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, festivalin açılışında yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş’ın sonbahar mevsiminde yaşattığı zahire geleneğinin kültürel önemine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl Bağ Bozumu Festivali olarak düzenlenen organizasyonun bu yıl Zahire Festivali adıyla devam ettiğini belirten Toptaş, festivali her yıl geliştirerek sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Kahramanmaraş’ın zahire geleneğinin yeni nesillere aktarılmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Başkan Toptaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Kahramanmaraş'ta sonbahar mevsimi çok ayrı bir mana ifade ediyor. Sonbahar; zahirenin, Kahramanmaraş tabiriyle zahiranıntutulduğu mevsim. Tabii biz büyüklerimizden hep ‘zahira’ kelimesini duyarak büyüdük. Bu yıl ‘Zahire Festivali’ olarak bu organizasyonu yapalım dedik. Geçen sene ‘Bağ Bozumu’ olarak düzenlemiştik. Tabii bu yıl ikincisini düzenliyoruz. İnşallah bundan sonrasında da üstüne katarak, bu festivallere devam edeceğiz.Birinci hedefimiz tabii ki bu kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlamaktı. Biliyorsunuz, bu mevsimde Kahramanmaraş'ta hububat ürünleri hazırlanır, saklanır. Tarhananın yapıldığı, üzümün, cevizin hasadının yapıldığı, pekmezlerin kaynatıldığı ve kadınlarımızın hamaratlı ellerinde şıra ürünlerinin hazırlandığı mevsim olarak ifade edebiliriz. Birinci hedefimiz tabii ki bu kültürün devamlılığını sağlamaktı. Belki zahire tutulma noktasında bu işe şahit olan son jenerasyon biz olabiliriz. Çocuklarımız belki bunların nasıl yapıldığını bilmiyorlar. İnşallah bu organizasyonda hazırladığımız atölyelerle bunların nasıl yapıldığını da çocuklarımızın görmesini sağlayacağız.

“Coğrafi tescilli ürünlerimizi tanıtmak istiyoruz”

İkinci hedefimiz tabii, birazdan sayın bakanımız da ifade edecektir; birçok coğrafi tescilli ürünümüz var. Üç yüz rakımdan üç bin rakıma ulaşan bir topoğrafik yapıya sahibiz. Tabii belediyeler olarak bu durum aslında bizi hizmet götürme adına zorluyor ama beraberinde bu bereketli toprakları getiriyor. Elhamdülillah Kahramanmaraş'ta yetişmeyen herhangi bir bitki, ürün yok diyebiliriz. Ürünlerin en iyisi yetişiyor. Dolayısıyla bunlar da yine kadınlarımızın hamaratlı ellerinde buluştuğunda ortaya çok kaliteli ürünler çıkıyor. Bir diğer hedefimiz de bu coğrafi tescilli ürünlerimizin hem ulusal düzeyde ve uzun vadede tanıtımını sağlamak. Üçüncüsü ise bu organizasyonu yine her zamanki gibi kadın girişimcilerimizle yapıyoruz. Gerçekten çok yetenekli kadınlarımız var şehrimizde. Burada hem gastronomi konusunda hem de el emeği konusunda çok önemli işler çıkartan kadınlarımız var. Bu organizasyonu onlarla birlikte yapıyoruz. Hem onların gelişmelerini sağlamış oluyoruz hem de ekonomilerine de bu şekliyle katkı sağlamış oluyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde de kadın emeği çarşımızı hazırlayarak bunu kalıcı bir hale getireceğiz.

“Gastronomi Akademimizde donanımlı şefler yetiştireceğiz”

Birazdan gastronomi merkezimizin de açılışını gerçekleştireceğiz. Gastronomi merkezimizi aslında biz yedi ay öncesinde İstiklal Üniversitemizle birlikte oluşturmuştuk. İki adet sınıfımız var. Bir sınıfımızda İstiklal Üniversitesi ile birlikte burada aşçılar yetiştiriyoruz; dünya mutfaklarından, yine ülkemizin diğer mutfak kültürlerinden ve diğer sınıfımızda ise Kahramanmaraş'ta belki de unutulmaya yüz tutmuş veya yüz tutacak olan bizim kendi mutfak kültürümüze ait yiyeceklerin de burada üretimini yaparak yeni nesillere aktarılmasını sağlayacağız. İnşallah açılışını yapıp ilk mezunlarımıza da birazdan sertifikalarını vereceğiz.”

Kirişci: “Zahire ve kiler kültürü, geçmişten gelen önemli bir mirasımız”

66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci ise konuşmasında, zahire kültürünün yalnızca geleneksel bir hazırlık biçimi olmadığını, aynı zamanda gıda israfının önlenmesi ve afetlere karşı dayanıklı yaşam sistemlerinin oluşturulması açısından da önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Geçmişten gelen zahirelik ve kiler kültürünün yeniden hatırlanması gerektiğini vurgulayan Kirişci, geleneksel birikimin günümüzün gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik meselelerine ışık tutabileceğini ifade etti.

Kirişci, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Konu gıda olunca doğrudan bize bu görev tevdi ediliyor. Ama şunu söylemek istiyorum birkaç cümleyle; çünkü bu tür etkinliklerin kendi zihnimizde sürekli bir iz açması ve yol göstermesi gerekiyor. Biz aslında kendimizi tanımadan, yakınımızı tanımadan, uzağı tanıma çabası içine giren bir millet olduk. Halbuki bizim kadim kültürümüzden gelen çok özel, anlamlı ve değerli meziyetlerimiz var. Zahire ve kiler, zahirelik... Bunların hepsi bizim ecdadımızın uzun yıllardan beri bize aktardığı çok önemli faaliyetler. Bazen bazı konulara kök nedenlerine bakmadan maalesef konuşuyoruz. Bugün atıkla ilgili, adına sıfır atık da diyelim, gıda israfı da diyelim, ne dersek diyelim, bunun temelinde kendimize ait olan bu zahire ve zahirelik kültürüyle ilgili bu değerlerden uzaklaşmamızın çok büyük etkisi ve katkısı var.

“Zahire kültürü, enflasyondan üretime her alanı etkiliyor”

Halbuki ecdat gıda enflasyonu o gün belki vardı, yoktu; o ayrı bir konu. Ama eğer bugün gıda enflasyonunu konuşuyorsak, eğer bugün atıkları, sıfır atığı, gıda israfını konuşuyorsak, bizim bu kültürü bilmememizden kaynaklanıyor. Aslında bir başka kavram itibariyle bunu da söylemem lazım, sistemler: 6 Şubat depremini yaşadık. Evlerimizdeki su, çeşmeden akan suyu içiyorsak mesele yok, ama o bile kesildi. Hazır su alıyoruz, hazır ekmek tüketiyoruz, hazır gıda satın alıyoruz. Ve zahireliklerimiz boş. Başka amaçlar için ardiye olarak kullanıyoruz. Halbuki risklere dayanıklı sistemlerde bir afet yaşanması ihtimali varsa, bizi en azından 10 gün, 1 ay bizi rahatlatması lazım. Ama işte biz bundan uzaklaştığımız için israfı konuşuyoruz, sıfır atığı konuşuyoruz. Biz gıda enflasyonunu konuşuyoruz. İşte sisteme dayanıklı, risklere dayanıklı sistemler ancak bu şekilde kurulabilir. Anadolu insanının irfanını ve erdemini hepimizin hatırlaması gerekiyor. Dönüp kendi ecdadımıza bakmamız gerekiyor. Bu zahirelik, bu kiler niye vardı? Bunun içinde neler vardı? Bu ecdat burayı ne için kullandı? Bunlara ben bu festival sayesinde bir başlık açtığı için, böyle bir hatırlatmada bulunduğu için, gerçekten örnek ve öncü çalışmalarıyla değerli Onikişubat Belediye Başkanımız Hanifi Toptaş kardeşimize kalbi şükranlarımı sunuyorum ve çok teşekkür ediyorum. Bir kez daha karşılığını asla maddi manevi ödeyemeyeceğimiz kadınlarımıza, annelerimiz başta olmak üzere eli öpülesi kadınlarımıza en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Çünkü bu festivalin de özünde, merkezinde yine kadın var.”

Onikişubat Gastronomi Merkezi de açıldı

Öte yandan Onikişubat Belediyesi ile Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi iş birliğinde oluşturulan gastronomi merkezinde, dünya mutfakları ve farklı yöresel mutfaklar üzerine aşçılık eğitimleri verilirken, Kahramanmaraş’a özgü ve unutulmaya yüz tutan yemeklerin de yaşatılması hedefleniyor. Festival programında gastronomi merkezinin açılışı ve ilk mezunlara sertifika verilmesi de yer aldı.

Zahire Festivali’ne Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş ve eşi Derya Toptaş’ın yanı sıra 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci ve eşi Hanife Kirişci, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri İrfan Karatutlu ve Tuba Köksal, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Kahramanmaraş Garnizon Komutanı ve 2. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Hakan Kan, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Av. M. Burak Gül, Onikişubat Kaymakamı Salih Çiğdem, MHP Onikişubat İlçe Başkanı Koray Kıraç, AK Parti il başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

K.Maraş HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.