Gazetecilik için artık bir yol ayrımı net biçimde görülüyor.
Ya bugüne kadar süregelen dağınıklık, güvencesizlik ve belirsizlik devam edecek;
ya da meslek yasası ve meslek birliğiyle gazetecilik, hak ettiği kurumsal zemine kavuşacak.
Bazı süreçler vardır; sessiz başlar ama derin iz bırakır.
Bazı adımlar vardır; bugünü değil, yarını inşa eder.
Gazetecilik mesleği bugün tam da böyle bir eşikte duruyor.
Uluslararası Basın Konfederasyonu’nun (UBK) başlattığı “Basın Medya Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği Yolculuğu”, bir toplantıdan ibaret değil. Bu, yıllardır ötelenen, konuşulup ertelenen, ihtiyaç olduğu bilinen ama cesaret edilemeyen bir kurumsallaşma hamlesi..
Yaklaşık bir yıldır sürdürülen ön çalışmalar, paydaş ziyaretleri, hukuki altyapı analizleri ve uluslararası örnekler incelenerek hazırlanan yol haritası artık hayata geçiyor. Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ilk yürütme kurulu toplantısı, bu anlamda bir başlangıç noktası.
Bugün Türkiye’de gazetecilik, ne yazık ki dağınık bir yapı içerisinde yürütülüyor.
Onlarca dernek, yüzlerce temsil iddiası var ama:
Bağlayıcılık yok
Yaptırım gücü yok
Etik denetim yok
Mesleki standart yok
Bu tablo, gazeteciyi güçlü kılmadığı gibi, mesleği de savunmasız bırakıyor. Gazeteciliğin itibarı, bireysel çabalarla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Oysa çağımızda hiçbir meslek, kurumsal çatı olmadan ayakta kalamaz.
UBK’nın yürüttüğü bu süreç, rastgele bir girişim değil.
“Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası” incelenmiş, Türkiye’nin siyasal, sosyal ve hukuki gerçekleriyle birlikte ele alınmış. Amaç; birebir kopyalama değil, ülkeye özgü bir model ortaya koymak..
Medya Meslek Yasası;
Gazetecinin kim olduğunu tanımlayacak
Mesleğe giriş ve icra şartlarını belirleyecek
Hakları ve sorumlulukları netleştirecek
Medya Meslek Birliği ise;
Meslek etiğini koruyacak
Standartları denetleyecek
Gazetecinin itibarını kurumsal zeminde savunacak
Bu, bir ayrıcalık talebi değil; meslek düzeni ihtiyacı..
Bu süreci değerli kılan bir diğer unsur da şu:
Bu yolculuk, herhangi bir siyasi ajandanın değil, mesleğin ihtiyacının ürünü.
Evet, TBMM kürsüsünden zaman zaman gazetecilerin sorunlarını dile getiren isimler çıkıyor. Prof. Dr. Mehmet Akalın’ın konuşması da bu anlamda kıymetli bir farkındalık örneği. Ancak asıl mesele, tekil çıkışların ötesine geçip kalıcı bir yapı kurabilmek.
UBK’nın başlattığı süreç tam olarak bunu hedefliyor.
Bu yürütme kurulunda, Kahramanmaraşlı gazeteci kardeşim Mustafa Alyaz’ın yer alması da ayrıca önemli. Neden Kahramanmaraş’tan Ankara’ya uzanan bir sorumluluk olmasın! Çünkü bu şehir, sadece edebiyatın değil; basın emekçiliğinin de köklü hafızasına sahip..
Taşranın yükünü bilen, sahada çalışan, yerel basının neyle mücadele ettiğini yaşayan isimlerin bu masada olması; kurulacak yapının gerçekçi ve kapsayıcı olacağının işareti.
Gazetecilik artık yol ayrımında.
Ya bugünkü dağınık, güvencesiz, itibarı tartışılan hâliyle devam edecek…
Ya da meslek yasasıyla, meslek birliğiyle, kurumsal kimliğiyle yeni bir sayfa açacak.
Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK)’nin attığı bu adım, işte bu yüzden önemli.
Bu bir toplantı değil, bir meslek iradesi..
Ve şunu net söyleyelim:
Gazetecilik ancak örgütlü olursa özgür olabilir.
Mürekkep kurumadan,
hakikat yıpranmadan,
meslek tükenmeden…
Bu yolculuk hayırlı olsun.
