Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş’tan anlamlı program: “Ayla Öğretmen” vefa buluşması takdir topladı
Eğitim-Bir-Sen Kahramanmaraş’tan anlamlı program: “Ayla Öğretmen” vefa buluşması takdir topladı
Kahramanmaraş’ta Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu tarafından düzenlenen “Şefkatin, Merhametin ve Fedakârlığın Adı: Ayla Öğretmen” temalı Anneler Günü programı, yoğun katılım ve duygu yüklü anlara sahne oldu. Şehit öğretmen Ayla Kara’nın hatırasının yaşatıldığı programda, hem gözyaşı hem de güçlü birlik mesajları öne çıktı.
Kahramanmaraş’ta Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu tarafından düzenlenen “Şefkatin, Merhametin ve Fedakârlığın Adı: Ayla Öğretmen” temalı Anneler Günü programı, yoğun katılım ve duygu yüklü anlara sahne oldu. Şehit öğretmen Ayla Kara’nın hatırasının yaşatıldığı programda, hem gözyaşı hem de güçlü birlik mesajları öne çıktı.

ŞEHİT ÖĞRETMEN AYLA KARA ANILDI
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve hatim duasıyla başlayan programda, şehit öğretmen Ayla Kara başta olmak üzere hayatını kaybeden öğrenciler rahmetle anıldı. Program boyunca anneliğin, merhametin ve fedakârlığın toplumsal hayattaki yeri vurgulandı.

DİLARA KARA’NIN SÖZLERİ YÜREKLERİ DAĞLADI
Programın en duygusal anlarından biri, Ayla Kara’nın kızı Dilara Kara’nın konuşması oldu. Gözyaşları içinde konuşan Dilara Kara, salondaki herkesi derinden etkiledi:
“Annesiz bir hayat nasıl olur bilmiyorum, öğrenmeye çalışıyoruz. Dualarınız sayesinde ayaktayız. Hepinizden Allah razı olsun. Annem bana anneliğin sadece doğurduğu çocuklara değil, dokunduğu herkese olduğunu öğretti. En sevdiği yer okuldu ve en sevdiği şekilde veda etti bize… İnşallah bizi görüyordur. Hâlâ gittiğine inanamıyoruz…”

TUĞBA ÇİÇEK: “AYLA ÖĞRETMEN BİR VİCDANDI”
Eğitim-Bir-Sen, MemurSen Kahramanmaraş Kadın Komisyonu Başkanı Tuğba Çiçek, konuşmasında programın anlamına dikkat çekerek, Ayla öğretmenin fedakârlığını şu sözlerle anlattı:
“Ayla öğretmen sadece ders anlatan bir eğitimci değildi. Yüreğiyle dokunan, sevgisiyle büyüten bir anneydi. En zor anda en doğru kararı vererek öğrencilerine siper oldu. Bu bize öğretmenliğin bir meslekten öte, bir vicdan ve fedakârlık olduğunu gösterdi. Faili değil, kahramanı konuşmalıyız.”

AKPINAR: “BU ACIYI HEP BİRLİKTE YAŞADIK”
İl Millî Eğitim Müdürü Turan Akpınar, yaptığı konuşmada yaşanan olayın büyüklüğüne dikkat çekerek, “15 Nisan’da yaşanan bu elim olay, hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Tedavisi süren öğrencilerimize acil şifalar temenni ediyorum. Bu olay, bir daha yaşanmaması için hep birlikte sorumluluk almamız gereken bir süreçtir” dedi.

MEHMET ÇETİN: “BU BİR KIRILMA NOKTASI”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Mehmet Çetin ise konuşmasında hem Anneler Günü’nün anlamına hem de yaşanan acının ağırlığına değindi:
“Bugün iki duyguyu bir arada yaşıyoruz. Bir yanda anneliğin şefkati, diğer yanda Ayla öğretmenimizin acısı… Bu olay sıradan bir hadise değildir. Bu bir kırılma noktasıdır. Çocuklarımızın nasıl bir tehdit altında olduğunu görmek zorundayız. Güçlü toplum, güçlü aile ile; güçlü aile ise güçlü annelerle mümkündür.”

MEHMET ÇETİN: “BU OLAYI SIRADANLAŞTIRMAYA HAKKIMIZ YOK”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Mehmet Çetin, konuşmasının devamında hem Anneler Günü’nün anlamına hem de yaşanan acının ağırlığına dikkat çekti. Çetin, “Bugün burada iki farklı duyguyu aynı anda yaşıyoruz. Bir yanda anneliğin bereketi, şefkati ve merhameti; diğer yanda Ayla öğretmenimiz ve evlatlarımızın acısı… Bu kolay taşınacak bir yük değil” ifadelerini kullandı.
Yaşanan saldırının sıradan bir olay gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çetin, bu tür hadiselerin arka planının iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtti. “Bu bir kırılma noktasıdır. Çocuklarımızın nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu artık daha net görmek zorundayız. Gençlerimizin hangi etkiler altında şekillendiğini, hangi risklere açık olduğunu konuşmadan bu acıların önüne geçemeyiz” dedi.

Konuşmasının devamında toplumsal sorumluluğa dikkat çeken Çetin, özellikle annelerin ve eğitim camiasının rolüne vurgu yaptı. “Güçlü toplum, güçlü aile ile; güçlü aile ise güçlü annelerle mümkündür. Bizler bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Eğitim çalışanlarımız ve annelerimiz, toplumun hem vicdanı hem de geleceğidir. Onların omuzlarında sadece bugünün değil, yarının da yükü var” ifadelerini kullandı.

Gazze’de yaşananlara da değinen Çetin, dünyada annelerin verdiği mücadelenin ortak bir acıyı temsil ettiğini belirterek, “Filistin’de anneler evlatlarını toprağa veriyor, dünya ise sessiz kalıyor. Anneliğin sadece bir şefkat değil, aynı zamanda bir direniş ve onur mücadelesi olduğunu görüyoruz” dedi.
Çetin, konuşmasını hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifa dilekleriyle tamamlayarak, bu tür acıların bir daha yaşanmaması için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

SIDIKA AYDIN: “BU BİR İMTİHAN”
Memur-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı Sıdıka Aydın da konuşmasında duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Belki de hayatımın en zor konuşmasını yapıyorum. Ayla öğretmenimizin fedakârlığı, anneliği ve şefkati en üst mertebede tecelli etti. Ama bu olay bizim için bir imtihandır. Geriye kalan evlatlarımız bizim sorumluluğumuzdur. Bundan sonra ne yapacağımızı konuşmak zorundayız.”

GENÇ KALEMLERDEN ANLAMLI ESERLER
Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri de “Bir Bilenle Bilge Nesil” projesi kapsamında düzenlenen kompozisyon yarışmasının ödül töreni oldu. Duygu, düşünce ve değer dünyasını yansıtan eserleriyle öne çıkan öğrenciler, büyük alkış aldı.

Yarışmada Kahramanmaraş Fen Lisesi öğrencisi Mevlüt Berat İspir, “Zamana Vurulan Mühür: Bir İdeale Adanmış Yürekler” adlı eseriyle birincilik elde etti. TOBB Fen Lisesi öğrencisi Melike Ahsen Ünalan, “İnsanlık Kumaşına İşlenmiş Motifler” başlıklı eseriyle ikinci olurken, aynı okuldan İrem Nisa Yılmaz ise “Yokluğunda Var Olmak, Varlığında Yok Olmak; Bu Kadar Zor muydu Bir İnsan Olmak?” adlı çalışmasıyla üçüncülük kazandı.

Kahramanmaraş Fen Lisesi öğrencisi Fatma Zehra Kamalak, “Aynalarla Kaplanmış Bir Dünyada Pencere Olmak” adlı eseriyle dördüncü olurken, Erdem Bayazıt Anadolu Lisesi öğrencisi Ecrin Kaçar ise “Bazı Hayatlar Var ki Meşale Gibidir” adlı eseriyle beşinci olarak ödüle layık görüldü.
Gençlerin kaleminden çıkan bu anlamlı eserler, hem programa damga vurdu hem de değer temelli eğitimin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI
Program boyunca yapılan konuşmalarda, Ayla öğretmenin hatırasının yaşatılması gerektiği vurgulanırken, güçlü bir toplumun temelinin merhamet, aile ve değerler eğitimi olduğu ifade edildi. Katılımcılar, bu anlamlı organizasyonun hem vefa hem de toplumsal sorumluluk açısından önemli bir mesaj verdiğini belirtti.
HABER VE FOTOĞRAFLAR
OĞUZ KARAKOÇ
HACI ALİ GÜNEÇIKAN






















Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
