İbrahim GÜLSU
Köşe Yazarı
İbrahim GÜLSU
 

CUMHUR’UN BAŞ MAKAMINA ARZIMDIR: EĞİTİMİN VE KALKINMANIN ÇIKIŞ YOLU

Eğitim; öncelikle bir ‘’ kâmil insan’’ olma, çocuğu bir mesleğin parçası yapma yolculuğudur.      Devletin bu yolculuk için bu yıl ayırdığı bütçe üç trilyon lira.      Bu fedakârlık elbette bir karşılık bulmalı.      Eğitime bakışımı ifade eden projemi sizlerle paylaşıyorum.      Öncelikle yazıyı sabırla okumanızı rica ediyorum.    MESLEKİ FORMASYON ve AKADEMİK BİLGİ KAZANIMI Konu    : İlköğretimden Liselere Geçiş, Liselerin Yapılandırılması ve Üniversite Amaç    : Lise itibariyle öğrenciye mesleki formasyon ve akademik bilgi kazandırıp, bireylerin yetkinliğini arttırmak, bireyleri kısa sürede iş hayatına kazandırmak, eğitim sürecindeki zaman kaybını önleyip bireyin yeteneklerinden milletin faydalanmasını sağlamak.   YAPILACAK ÇALIŞMALAR •⁠  ⁠9.sınıfa kadar (7. 8.sınıf da olabilir.) öğrencinin mesleki yönelimi çok yönlü testlerle ve uzmanların gözlemiyle tespit edilmeli. Öğrenci iş kollarıyla yüzleştirilip hassasiyetle meslek tanıtımı yapılıp, öğrenci ilgi duyduğu mesleki okula yönlendirilmeli. Mesleki okulların sayısı, kontenjanı ve türü ülkenin ihtiyacına göre belirlenmeli. (Mesleki yönlendirmenin ülkemizdeki en büyük engeli; alan seçimine, yönlendirmeye yapılacak bilinçsiz veli müdahalesidir.) •⁠  ⁠Günümüz mesleklerinin envanteri çıkarılmalı ve birbirine yakın olan meslekler bir lise çatısı altında toplanmalı. Her lisenin bir mesleki tanımlaması olmalı. •⁠  ⁠Meslek liselerine alınan bu öğrencilerin akademik seviyeleri farklı olduğu için, öğrenciler, kurum içinde sınavla akademik düzeyine göre sınıflara ayrılmalı. Ama başarıyı teşvik için öğrenciye yıl sonu notuna göre veya akademik düzey belirleme sınavları ile sınıflar arasında geçiş imkânı verilmeli. •⁠  ⁠Gerekçeleri sağlıklı olmak kaydıyla meslek liseleri arasındaki geçiş kanalları açık tutulmalı. •⁠  ⁠Bir meslek grubunu çatısı altında toplayan her meslek lisesinin, üst yapısı aynı mesleki bölümleri bünyesinde bulunduran üniversiteler olmalı. Meslek lisesinin ve üniversitenin müfredatı da tamamen birbirini desteklemeli. Meslek lisesi ile üniversite arasında sürekli eğitime destek programları uygulanmalı. •⁠  ⁠Eğitimdeki bu yapılanma, mesleki formasyonun kalitesini artıracak ve ülkenin kalkınmasını hızlandıracaktır. •⁠  ⁠BÖYLECE, LİSELERE GEÇİŞ SINAVLARININ HER TÜRÜ DE ORTADAN KALKMIŞ OLACAK. •⁠  ⁠Lise bitiminde her meslek lisesi TÜRKİYE GENELİNDE KENDİ GRUBUYLA VE OKULUN MÜFREDATINA UYGUN SORULARLA İMTİHANA ALINMALI; imtihan soncuna göre üst grup öğrenci lisans, diğerleri ön lisans okullarına yerleştirilmeli. Daha alt grup öğrenciler 9.sınıf itibariyle Çıraklık Eğitim okullarına veya sanayi bölgelerine, iş hayatına yönlendirilmeli. •⁠  ⁠Sözgelimi; Sağlık Meslek Liselerine yönelen öğrenciler, dört yılın sonunda yapılacak sınavla akademik potansiyeline göre ya TIP, ECZACILIK, FİZİK TEDAVİ, REHABİLİTASYON….gibi lisans; ya da  bu mesleklerin ara elemanı olmak için ön lisans okullarına  gitmeli. Bu ifade, tüm meslekler ve meslek liseleri için geçerlidir. •⁠  ⁠Meslek liseleri tamamen; kendisinin üst kurumu olan üniversitenin mesleki alt kültürünü, bilgisini, becerisini vermeli. •⁠  ⁠Tüm üniversiteler;  liselerin mesleki yapılanmasına paralel, aynı tür bölümlerin bulunduğu, adeta birbirinin izdüşümü okullar olmalı. Yani; SAĞLIK ÜNİVERSİTESİ, MÜHENDİSLİK ÜNİVERSİTESİ, (İnşaat, Makine, Tekstil Üniversitesi gibi de ayrılabilir.) EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ, SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM (öğretmen yetiştirme) ÜNİVERSİTESİ, HUKUK ÜNİVERSİTESİ ……..gibi.    •⁠  ⁠Lise ve üniversitelerdeki mesleki sınırlama; akademik eleman, araç-gereç, bina, laboratuar…vs.  bakımından   ülkeye çok ciddi tasarruf sağlayacak, mesleki kalite de yükselecektir.     Öneri :   1-   Bilim tarihi ve medeniyetimizin bilime katkısı, özellikle diğer medeniyetlerle mukayese edilerek yazılmalı. Okullarda “Bilim Tarihi” dersi olmalı.      2- Ders kitaplarının (ilkokul-ortaokul-lise-üniversite) giriş kısmına o bilimin gelişim tarihi ve o bilime katkımızın konmasının çocuklarımızda özgüven oluşturacağı görüşündeyim.    3- Lise ve özellikle üniversitede eğitim-öğretim UYGULAMALI olmalı.   Önemli Not: Bu önemli notu, Osmanlı’dan günümüze milli savunma sanayimizin, havacılığımızın şehit,gazi ve kahramanlarına (Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre, Selahattin Alan…..) rahmet dileyerek paylaşmak istiyorum. İlk Türk uçağı mucitlerinden ünlü havacımız NURİ DEMİRAĞ, MİLLİ KALKINMA NİZAMNAMESİNDE:  “Madde 20:Tahsilde İHTİSAS ORTAOKULDA başlayacak.”diyor.(Yıl 1945) Demirağ, bu İHTİSASLAŞMA hedefi doğrultusunda, Sivas’ın Divriği ilçesinde 1937 yılında GÖK ORTAOKULU’nu açıyor. Daha sonra İstanbul Yeşilköy’de GÖK LİSESİ’ni, daha sonra da on iki mesleki bölümden oluşan GÖK ÜNİVERSİTESİ’ni DİVRİĞİ’de açmak ve bir işaretle yüzlerce tayyarenin birden havalandığını görmek hayalini kuruyor. NOT: Denizlerde Turgut Reisleri, göklerde Hazerfen Ahmet Çelebileri, sosyolojide İbn-i Haldunları, coğrafyada Piri Reisleri, Matematikte Harezmileri, fizikte İbn-i Heysemleri….yetiştirmenin yolu bilimde, okullaşmada İHTİSASLAŞMA’dan geçer. Bilim ve Eğitim Tarihi incelendiğinde bu görülecektir. İhtisaslaşma dönemi de ilkokul veya ortaokuldur.   BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETMEK   Konu : Fen ve Teknoloji Araştırma Enstitüleri veya Mucit Okullar Açmak. Amaç : Ülkenin mucit beyinlerini bir alanda yoğunlaştırıp, en kısa sürede bu beyinlerin potansiyelini işe, üretime dönüştürmek. Bilgi ve teknoloji üretimini hızlandırmak, yerli ve milli bilgiye, teknolojiye ulaşmak. Ülkenin kalkınma sürecini hızlandırmak ve süreci kısaltmak. YAPILACAK ÇALIŞMALAR •⁠  ⁠Hassas bir mesleki  yönlendirmeyle, özel testlerle, gözlemlerle, atölye çalışmalarıyla (5.,6.,7.,8.sınıfta), MUCİT ÇOCUKLARI tespit etmek. Çocuklar için mesleki yönlendirme özlük dosyası tutmak. •⁠  ⁠FEN VE TEKNOLOJİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜLERİ’ni, mucit okulları verimli olması bakımından bölgesel YATILI ENSTİTÜLER şeklinde açmalı.  •⁠  ⁠Her Enstitüyü tek alana indirgeyip okulu sadece ‘‘Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Makine, motor, Enerji….. Enstitüsü’’ yapmak. Sözgelimi; Adana Fizik, Ankara Kimya Araştırma Enstitüsü gibi. Bu alanlar da kendi içinde detaylandırılmalı. Elektrik, Optik, Hareket Fiziği  bölümü ……… gibi. •⁠  ⁠Bu bilim enstitülerine öğrenci seçimi, dört yıl (5., 6., 7., 8. sınıf) takip edilen öğrencinin kişisel dosyasına göre yapılır. Bu enstitülere seçilen öğrencilerin kesinlikle üniversite ve sınav kaygısı olmamalı. Bu öğrenciler kendilerini seçtikleri alana adamalı, bilgi ve teknoloji üretmeli. •⁠  ⁠Bilim üretecek bu öğrencilere maaş verilmeli ve öğrencilerin hayat güvencesi olmalı. Öğrencide ‘‘ BULMA’’ hırsının oluşması için öğrencinin ruh cephesi de beslenmeli. •⁠  ⁠Bugün; sadece başarılı öğrencilerin bir araya geldiği, üniversite sınavlarındaki başarıya odaklı sürdürülebilir projeleri olmayan Fen Liseleri de böylece ortadan kalkacak; bu okullara giden çocuklarımız birer mucit olacak; ülkemize bilgi, teknoloji üretecek.   Öneri: 1- Fen Liseleri gibi; devlet adamı, sosyal bilimci, sosyolog, psikolog…….. vs. yetiştirecek olan Sosyal Bilimler Liseleri de aynı tarzda dönüştürülebilir. Zira ülkenin kalkınması, ortak aklın verimli kullanımı, barışın sağlanması, ortak paydaların güçlendirilmesi; sosyolojinin, sosyal bilimlerin konusudur. Milletlerin madden yükselip, manen yücelmesi her şeyden önce sosyolojik bir vakadır. Kalkınma bir ruh halidir. Çünkü dünyanın en güçlü silahı ateşlenmiş insandır. Dünyada ateşlenmeye en uygun ruh hali de bu millette var.            2- Medeniyetimizin 8. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar bilime olan katkısı özellikle diğer medeniyetlerle mukayese edilerek yazılmalı, çocuklarıma, milletime öğretilmeli ve üzerimdeki “Batı” baskısı kırılmalı, milletimin omurgası doğrulmalı.            3- Ders kitaplarının (ilkokul-ortaokul-lise-üniversite) giriş kısmına o bilimin gelişim tarihi ve o bilime katkımızın konmasının çocuklarımızda özgüven oluşturacağı, çocuklarımızın kendilerinden daha büyük işler yapmak için cesaret ve can bulacağı görüşündeyim. 4- Alaylı olup da bilgi, teknoloji üreten; “bulma, geliştirme, mucit” yeteneği olan, alanında ihtisaslaşmış kültür ve sanatta, folklorda eser veren şair, yazar ve araştırmacılara üniversitelerimizde diploma, belge, kürsü verilmesi, hatta bu kişilerin uygulama derslerine alınması; mekteplilerin bu tecrübeden, birikimden faydalanması bugüne kadar gerçekleşmedi. Bunun ülkem adına bir kayıp olduğunu hasseten ifade etmek isterim. NOT: Denizlerde Turgut Reisleri, göklerde Hazerfen Ahmet Çelebileri, sosyolojide İbn-i Haldunları, coğrafyada Piri Reisleri, Matematikte Harezmileri, fizikte İbn-i Heysemleri…. yetiştirmenin yolu bilimde, okullaşmada İHTİSASLAŞMA’dan geçer. Bilim ve Eğitim Tarihi incelendiğinde görülür. İhtisaslaşma dönemi de ilkokul veya ortaokuldur.                                                                                                                                                                                  İbrahim GÜLSU 05323578014
Ekleme Tarihi: 12 Eylül 2026 -Cumartesi
İbrahim GÜLSU

CUMHUR’UN BAŞ MAKAMINA ARZIMDIR: EĞİTİMİN VE KALKINMANIN ÇIKIŞ YOLU

Eğitim; öncelikle bir ‘’ kâmil insan’’ olma, çocuğu bir mesleğin parçası yapma yolculuğudur.
     Devletin bu yolculuk için bu yıl ayırdığı bütçe üç trilyon lira.
     Bu fedakârlık elbette bir karşılık bulmalı.
     Eğitime bakışımı ifade eden projemi sizlerle paylaşıyorum.
     Öncelikle yazıyı sabırla okumanızı rica ediyorum.
  
MESLEKİ FORMASYON ve AKADEMİK BİLGİ KAZANIMI
Konu    : İlköğretimden Liselere Geçiş, Liselerin Yapılandırılması ve Üniversite
Amaç    : Lise itibariyle öğrenciye mesleki formasyon ve akademik bilgi kazandırıp, bireylerin yetkinliğini arttırmak, bireyleri kısa sürede iş hayatına kazandırmak, eğitim sürecindeki zaman kaybını önleyip bireyin yeteneklerinden milletin faydalanmasını sağlamak.
 
YAPILACAK ÇALIŞMALAR
•⁠  ⁠9.sınıfa kadar (7. 8.sınıf da olabilir.) öğrencinin mesleki yönelimi çok yönlü testlerle ve uzmanların gözlemiyle tespit edilmeli. Öğrenci iş kollarıyla yüzleştirilip hassasiyetle meslek tanıtımı yapılıp, öğrenci ilgi duyduğu mesleki okula yönlendirilmeli. Mesleki okulların sayısı, kontenjanı ve türü ülkenin ihtiyacına göre belirlenmeli. (Mesleki yönlendirmenin ülkemizdeki en büyük engeli; alan seçimine, yönlendirmeye yapılacak bilinçsiz veli müdahalesidir.)
•⁠  ⁠Günümüz mesleklerinin envanteri çıkarılmalı ve birbirine yakın olan meslekler bir lise çatısı altında toplanmalı. Her lisenin bir mesleki tanımlaması olmalı.
•⁠  ⁠Meslek liselerine alınan bu öğrencilerin akademik seviyeleri farklı olduğu için, öğrenciler, kurum içinde sınavla akademik düzeyine göre sınıflara ayrılmalı. Ama başarıyı teşvik için öğrenciye yıl sonu notuna göre veya akademik düzey belirleme sınavları ile sınıflar arasında geçiş imkânı verilmeli.
•⁠  ⁠Gerekçeleri sağlıklı olmak kaydıyla meslek liseleri arasındaki geçiş kanalları açık tutulmalı.
•⁠  ⁠Bir meslek grubunu çatısı altında toplayan her meslek lisesinin, üst yapısı aynı mesleki bölümleri bünyesinde bulunduran üniversiteler olmalı. Meslek lisesinin ve üniversitenin müfredatı da tamamen birbirini desteklemeli. Meslek lisesi ile üniversite arasında sürekli eğitime destek programları uygulanmalı.
•⁠  ⁠Eğitimdeki bu yapılanma, mesleki formasyonun kalitesini artıracak ve ülkenin kalkınmasını hızlandıracaktır.
•⁠  ⁠BÖYLECE, LİSELERE GEÇİŞ SINAVLARININ HER TÜRÜ DE ORTADAN KALKMIŞ OLACAK.
•⁠  ⁠Lise bitiminde her meslek lisesi TÜRKİYE GENELİNDE KENDİ GRUBUYLA VE OKULUN MÜFREDATINA UYGUN SORULARLA İMTİHANA ALINMALI; imtihan soncuna göre üst grup öğrenci lisans, diğerleri ön lisans okullarına yerleştirilmeli. Daha alt grup öğrenciler 9.sınıf itibariyle Çıraklık Eğitim okullarına veya sanayi bölgelerine, iş hayatına yönlendirilmeli.
•⁠  ⁠Sözgelimi; Sağlık Meslek Liselerine yönelen öğrenciler, dört yılın sonunda yapılacak sınavla akademik potansiyeline göre ya TIP, ECZACILIK, FİZİK TEDAVİ, REHABİLİTASYON….gibi lisans; ya da  bu mesleklerin ara elemanı olmak için ön lisans okullarına  gitmeli. Bu ifade, tüm meslekler ve meslek liseleri için geçerlidir.
•⁠  ⁠Meslek liseleri tamamen; kendisinin üst kurumu olan üniversitenin mesleki alt kültürünü, bilgisini, becerisini vermeli.
•⁠  ⁠Tüm üniversiteler;  liselerin mesleki yapılanmasına paralel, aynı tür bölümlerin bulunduğu, adeta birbirinin izdüşümü okullar olmalı. Yani; SAĞLIK ÜNİVERSİTESİ, MÜHENDİSLİK ÜNİVERSİTESİ, (İnşaat, Makine, Tekstil Üniversitesi gibi de ayrılabilir.) EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ, SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM (öğretmen yetiştirme) ÜNİVERSİTESİ, HUKUK ÜNİVERSİTESİ ……..gibi.   
•⁠  ⁠Lise ve üniversitelerdeki mesleki sınırlama; akademik eleman, araç-gereç, bina, laboratuar…vs.  bakımından   ülkeye çok ciddi tasarruf sağlayacak, mesleki kalite de yükselecektir.
   
Öneri :   1-   Bilim tarihi ve medeniyetimizin bilime katkısı, özellikle diğer medeniyetlerle mukayese edilerek yazılmalı. Okullarda “Bilim Tarihi” dersi olmalı.
     2- Ders kitaplarının (ilkokul-ortaokul-lise-üniversite) giriş kısmına o bilimin gelişim tarihi ve o bilime katkımızın konmasının çocuklarımızda özgüven oluşturacağı görüşündeyim.
   3- Lise ve özellikle üniversitede eğitim-öğretim UYGULAMALI olmalı.
 
Önemli Not: Bu önemli notu, Osmanlı’dan günümüze milli savunma sanayimizin, havacılığımızın şehit,gazi ve kahramanlarına (Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre, Selahattin Alan…..) rahmet dileyerek paylaşmak istiyorum.
İlk Türk uçağı mucitlerinden ünlü havacımız NURİ DEMİRAĞ, MİLLİ KALKINMA NİZAMNAMESİNDE: 
“Madde 20:Tahsilde İHTİSAS ORTAOKULDA başlayacak.”diyor.(Yıl 1945)
Demirağ, bu İHTİSASLAŞMA hedefi doğrultusunda, Sivas’ın Divriği ilçesinde 1937 yılında GÖK ORTAOKULU’nu açıyor. Daha sonra İstanbul Yeşilköy’de GÖK LİSESİ’ni, daha sonra da on iki mesleki bölümden oluşan GÖK ÜNİVERSİTESİ’ni DİVRİĞİ’de açmak ve bir işaretle yüzlerce tayyarenin birden havalandığını görmek hayalini kuruyor.
NOT: Denizlerde Turgut Reisleri, göklerde Hazerfen Ahmet Çelebileri, sosyolojide İbn-i Haldunları, coğrafyada Piri Reisleri, Matematikte Harezmileri, fizikte İbn-i Heysemleri….yetiştirmenin yolu bilimde, okullaşmada İHTİSASLAŞMA’dan geçer. Bilim ve Eğitim Tarihi incelendiğinde bu görülecektir. İhtisaslaşma dönemi de ilkokul veya ortaokuldur.
 
BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETMEK
 
Konu : Fen ve Teknoloji Araştırma Enstitüleri veya Mucit Okullar Açmak.
Amaç : Ülkenin mucit beyinlerini bir alanda yoğunlaştırıp, en kısa sürede bu beyinlerin potansiyelini işe, üretime dönüştürmek. Bilgi ve teknoloji üretimini hızlandırmak, yerli ve milli bilgiye, teknolojiye ulaşmak. Ülkenin kalkınma sürecini hızlandırmak ve süreci kısaltmak.
YAPILACAK ÇALIŞMALAR
•⁠  ⁠Hassas bir mesleki  yönlendirmeyle, özel testlerle, gözlemlerle, atölye çalışmalarıyla (5.,6.,7.,8.sınıfta), MUCİT ÇOCUKLARI tespit etmek. Çocuklar için mesleki yönlendirme özlük dosyası tutmak.
•⁠  ⁠FEN VE TEKNOLOJİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜLERİ’ni, mucit okulları verimli olması bakımından bölgesel YATILI ENSTİTÜLER şeklinde açmalı. 
•⁠  ⁠Her Enstitüyü tek alana indirgeyip okulu sadece ‘‘Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Makine, motor, Enerji….. Enstitüsü’’ yapmak. Sözgelimi; Adana Fizik, Ankara Kimya Araştırma Enstitüsü gibi. Bu alanlar da kendi içinde detaylandırılmalı. Elektrik, Optik, Hareket Fiziği  bölümü ……… gibi.
•⁠  ⁠Bu bilim enstitülerine öğrenci seçimi, dört yıl (5., 6., 7., 8. sınıf) takip edilen öğrencinin kişisel dosyasına göre yapılır. Bu enstitülere seçilen öğrencilerin kesinlikle üniversite ve sınav kaygısı olmamalı. Bu öğrenciler kendilerini seçtikleri alana adamalı, bilgi ve teknoloji üretmeli.
•⁠  ⁠Bilim üretecek bu öğrencilere maaş verilmeli ve öğrencilerin hayat güvencesi olmalı. Öğrencide ‘‘ BULMA’’ hırsının oluşması için öğrencinin ruh cephesi de beslenmeli.
•⁠  ⁠Bugün; sadece başarılı öğrencilerin bir araya geldiği, üniversite sınavlarındaki başarıya odaklı sürdürülebilir projeleri olmayan Fen Liseleri de böylece ortadan kalkacak; bu okullara giden çocuklarımız birer mucit olacak; ülkemize bilgi, teknoloji üretecek.
 
Öneri: 1- Fen Liseleri gibi; devlet adamı, sosyal bilimci, sosyolog, psikolog…….. vs. yetiştirecek olan Sosyal Bilimler Liseleri de aynı tarzda dönüştürülebilir. Zira ülkenin kalkınması, ortak aklın verimli kullanımı, barışın sağlanması, ortak paydaların güçlendirilmesi; sosyolojinin, sosyal bilimlerin konusudur. Milletlerin madden yükselip, manen yücelmesi her şeyden önce sosyolojik bir vakadır. Kalkınma bir ruh halidir. Çünkü dünyanın en güçlü silahı ateşlenmiş insandır. Dünyada ateşlenmeye en uygun ruh hali de bu millette var.
           2- Medeniyetimizin 8. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar bilime olan katkısı özellikle diğer medeniyetlerle mukayese edilerek yazılmalı, çocuklarıma, milletime öğretilmeli ve üzerimdeki “Batı” baskısı kırılmalı, milletimin omurgası doğrulmalı.
           3- Ders kitaplarının (ilkokul-ortaokul-lise-üniversite) giriş kısmına o bilimin gelişim tarihi ve o bilime katkımızın konmasının çocuklarımızda özgüven oluşturacağı, çocuklarımızın kendilerinden daha büyük işler yapmak için cesaret ve can bulacağı görüşündeyim.
4- Alaylı olup da bilgi, teknoloji üreten; “bulma, geliştirme, mucit” yeteneği olan, alanında ihtisaslaşmış kültür ve sanatta, folklorda eser veren şair, yazar ve araştırmacılara üniversitelerimizde diploma, belge, kürsü verilmesi, hatta bu kişilerin uygulama derslerine alınması; mekteplilerin bu tecrübeden, birikimden faydalanması bugüne kadar gerçekleşmedi. Bunun ülkem adına bir kayıp olduğunu hasseten ifade etmek isterim.
NOT: Denizlerde Turgut Reisleri, göklerde Hazerfen Ahmet Çelebileri, sosyolojide İbn-i Haldunları, coğrafyada Piri Reisleri, Matematikte Harezmileri, fizikte İbn-i Heysemleri…. yetiştirmenin yolu bilimde, okullaşmada İHTİSASLAŞMA’dan geçer. Bilim ve Eğitim Tarihi incelendiğinde görülür. İhtisaslaşma dönemi de ilkokul veya ortaokuldur.
                   
                                                                                                                                                             İbrahim GÜLSU 05323578014
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve marasgunebakis.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.