Kıbrıs Meydanı’nın sembolü ve tarihi dokusu olan atalardan yadigâr Arasa Camisi beton yapılarının kurbanı oldu.
Cığcığı camii Timur Paşa tarafından 1120 (1704) yılında yapılmıştır. Cami 1898 yılında tamirat geçirmiştir.
Caminin son hali 1992 yılında yapılmıştır. O tarihte caminin aslına uygun olarak yapılmaması ciddi bir hata olmuştur.
Yaptığım özel görüşmelerde Büyükşehir ve Çevre Şehircilik Müdürlüğü caminin akıbeti konusunda net bir bilgi veremedi. Her iki kurum da konunun Ankara’nın bilgisi dahilinde olduğunu ifade etti.
Arasa Camisi deprem sonrası çevresiyle birlikte bir sit alanına dönüştürülmeliydi. Kurtuluş Savaşında önemli bir yeri olan Dikeç Hayri ve Mehmet Efendi’nin Ermeniler tarafından kulaklarından ve gözlerinden çivilendiği yer olan Arasa Hanı ile beraber bu bölgeye klasik bir doku kazandırılmalıydı. Şehirlerin ruhu böyle oluşturulur.
Deprem dolayısıyla o bölgede yapılan betonarme çalışmalar şehre böyle bir ruh vermez. Ki yeni yapılarda bu kaygı da hiç düşünülmemiş.
Rezerv alan çalışmalarının tamamen Ankara’ ya bırakılması da ciddi bir hatadır.
Arasa Camisi’nin akıbetini yetkili bir ağızdan öğrenmek istiyoruz. Ama yapılacak açıklama ne olursa olsun eserin yerine yapılmaması affedilecek bir durum değildir. Eserin başka bir yere taşınması tarihe büyük bir saygısızlıktır.
Yol yakınken bu hatadan dönülmelidir. Bu konuda kamuoyunun sessiz kalmasına anlam veremiyorum. Bir vatandaş olarak tepkimi ifade ediyorum.
